Dar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler

Hasbelkader aynı topraklar üzerinde yaşamakta olan insan toplulukları arasında ortak bir aidiyet duygusu, ortak bir kimlik algısı gelişmemişse ortada anladığımız manada bir millet yok demektir.

Maalesef bu gerçeği türlü vesilelerle tekrar tekrar gözlemliyoruz. Gerek ideolojik ve kültürel farklılıklar gerekse etnik veya din/mezhep temelli ayrışmalar toplumsal yapıda birer fay hattı gibi sarsıntılar, çatışmalar, krizler doğurabiliyor. Söz konusu krizler iyi yönetilemediği takdirde karşılıklı güven duygusu iyice aşınıyor, soyut mesafeler uçuruma dönüşme istidadı gösteriyor.

Tam da bu bağlamda bugünlerde Suriye’de yaşanan olayların Türkiye’de meydana getirdiği fırtına bana sosyal psikoloji disiplininin öncülerinden Prof. Muzafer Sherif’in bir çalışmasını hatırlattı.

Ancak bu çalışmaya geçmeden önce söz konusu bilim insanının kişisel serüvenini hatırlatsam iyi olacak: Muzafer Sherif’in eski adı Muzaffer Şerif’ti. Soyadı Başoğlu. ABD Columbia Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan Başoğlu, Türkiye’ye döndükten sonra Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde ders verirken bir yandan da illegal TKP çevresi içinde siyasi faaliyetlere katılıyordu.

Ne var ki İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Türkiye’de politik atmosfer birtakım harici sebeplerden dolayı sertleşmiş bulunuyordu. O günlerde artık Nazizm yenilmek üzere görünüyor, Batı demokrasilerinin yeni hasmı olarak ise Sovyetler sahneye çıkıyordu. Dolayısıyla ABD öncülüğünde teşekkül etmekte olan Batı kulübüne dahil olmak için faşizme de komünizme de karşı olduğumuzu göstermemiz gerekiyordu.

Bunun için dışarıya bir mesaj olmak üzere Türkiye’deki sosyalist ve milliyetçi çevreler hükümet tarafından hedef tahtasına oturtuldu. Muzaffer Şerif de 1944’teki hem sağcıları hem de solcuları hedef alan büyük tevkifat hengamesinde göz altına alınan solcu aydınlar arasındaydı. Komünizm propagandası suçlamasıyla yargılandığı sıkıyönetim mahkemesinde 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Biz her ne kadar Amerikalıları memnun etmek için kendi sağcı ve solcu aydınlarımızı hapse atıyorduysak da onlar en azından Muzaffer Şerif’in başına gelenlerden memnun kalmadılar. Genç........

© Karar