Vergi almayız, malınızı alırız! |
Bugün ülken için ne yaptın? Koltuğunu veya çok sevdiğin iktidarını korumak için mi çalıştın yoksa vatanının geleceği için tarihe not mu düştün?
Hayat kısa ve çalışmak zorundayız. Biliyoruz ki bugün ekeceğimiz tohumları yarın çocuklarımız biçecektir. Onun için zehir ekmek yerine besleyici bir gelecek bırakmak bizim evlatlarımıza en büyük görevimizdir.
ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırdığı günlerde “Türkiye için kısa vadede acı ama uzun vadede büyük fırsatlar var” demiştim.
“Dubai’nin artık bizim Fikirtepe’den farkı kalmaz. Bölge İran’ın etkisi altına girer ve yabancı sermaye için cazibesini kaybeder” öngörüsünde bulunmuştum.
Nitekim de öyle oluyor.
Artık Dubai, İran’ın bir havan mermisi uzaklığında. Ne ABD ne İsrail oraları korur. Hatta bölgedeki Suudi Arabistan dahil artık risk altındadır. Petrolün sanal zenginliği İran’ın bir füzesine bakıyor.
O günlerde yalvarırcasına şu önermeyi dile getirdim: “Türkiye kuzeyinde ve güneydoğusunda yanan savaş ateşlerine karşı barış adası olabilir. İlk anda KAÇILAN ÜLKE oluruz ama barış adası olursak FIRSAT ÜLKE olabiliriz. Bu açıdan ilk adımı yurt içinde barışı sağlayarak atabiliriz.”
Fırsat ülke olmamız için önce içeride barışmamız gerekiyordu. Siyasi rakiplerini hapse atmış bir ülke barış ülkesi olamaz. Hatta “Terörsüz Türkiye” hedefi de tam bu fırsatın bir parçası olabilir.
EYT VE EMEKLİLİK ÖRNEĞİ
Yakın tarihte böyle yalvarırcasına iktidarı uyardığım bir başka mesele de EYT emekliliğiydi.
O günlerde defalarca yazılar yazdım. EYT’yi çıkartın veya çıkartmayın meselesi değildi. Sistemi düzenleyin ve sonra ister EYT’yi çıkartın isterse çıkartmayın diye yalvardım adeta. Önermem çok basitti: Ne kadar pirim ödedin=kaç yıl emekli maaşı alacaksın? Bu formülü oluşturalım ve sonra EYT’yi çıkartalım. “İsteyen emekli olsun isteyen çalışmaya devam etsin” dedim. Yeter ki çalışanın kaybetmediği bir sistem........