Ekonomi neden çok kötü…

Çok konuşuyoruz… Acaba konuşmalarımızın içi ne kadar dolu?

Mesela ekonomi kötü diyoruz ama bu kötülüğün mutlak rakamlarını net verebiliyor muyuz? Makro verilere göre zengin ülkeler sınıfına bile girecek kadar muhteşem rakamlar gelirken millet neden ekonomiden çok şikayet ediyor?

İzahı zor bir konu… Ama biz yine işi çözmeye kararlıyız.

Biraz rakamı bol bir yazı daha olacak. Evet, konu zor ama çok önemli… Bu rakamları anladığınızda aslında 2018 yılından beri hiç ama hiç büyümediğimizi göreceksiniz. Şikayetlerin neden makro verileri yansıtmadığını gerçek durumun ne olduğunu anlamış olacağız.

Önce dolar bazlı veriler:

2018 yılında 793.527 milyon $ olan GSYH 2025 yılında 1.596.315 milyon $’a çıkıyor. Son 7 yılda dolar bazında 1,2 büyüme gerçekleştirmişiz.

Muhteşem bir büyüme. Adeta cağ atladık.

Ve yine dolar bazında kişi başına gelire bakalım: 2018 yılında 9.748 $ olan kişi başına gelir ,7 artışla 2025 yılında 18.588 $ seviyesine çıkıyor.

Sanırsınız bu 7 yılda adeta uçtuk.

Hatta orta sınıf bir ülkeden zengin sınıf bir ülkeye geçtik hikayesine inanırsınız.

Hadi buna TL’nin değer kazanması sonucu dolar şişmesi diyelim.

Oysa TÜİK asıl büyüme rakamlarını sabit fiyat (2009 sabit fiyatları) üzerinden açıklıyor.

Gelin sabit fiyat üzerinden de bakalım: 2018 yılında 1 trilyon 771 milyar lira olan GSYH 2025 yılında 2 trilyon 410 milyar liraya yükseliyor. Böylece son 7 yılda gerçek refah artışımızı ifade eden reel büyüme oranımızın 6,1 olduğunu anlıyoruz.

Reel büyümenin kişi başına geliri de 21.755 liradan ),0 artışla 28.058 liraya çıkıyor. Yani TÜİK diyor ki, son 7 yılda ülkede gerçek anlamda 6,1 büyüdük ama kişi başına refah artışımız ),0 oldu.

Sadece 7 yılda 1/3 zenginleşme bile tek başına çok büyük başarı. Böyle bir zenginleşmede nerede ise hiç kimsenin ekonomiden şikayet etmemesi gerekir… Ama sokaklar açız, açız diye inliyor. Neden........

© Karar