Başkanlık geldi dertler çığ gibi büyüdü
Hatırlamanız gerekiyor; eğer hatırlamıyorsanız halimize hiç yanmayın.
Ne diyorlardı 2017 Referandumu için?
“Bürokratik vesayet bitecek, Türkiye şahlanacak”
Başka ne diyorlardı?
“Başbakanlık bir ayak bağıydı ve işleyişi yavaşlatıyordu. Oysa yeni sistemde tüm yetkiler BAŞKAN eliyle kullanılacak ve hızlı kararlar alınacaktı. Ayrıca BAŞKAN yüzde 50 1 oyla seçileceği için koalisyonlar devri de kapanmış olacak.”
Yani Başkanlık demek istikrar demekti.
-Kalıcı siyasi istikrar
-Hızlı ve etkili icraat
İşlemin özü buydu.
Ne geldi ve ne olduğunu yazmama gerek var mı? Tüm yapısal yıkımları adeta film seyreder gibi izliyoruz.
Devletin kurumları çökerken toplumun ahlakı ve dayanışması da bitme noktasına geldi.
Tekrar ediyorum: Parasal sorunları çözeriz; asıl parasal olmayan yapısal yıkımları çözmek çok zor olacaktır. Çektiğimiz açlık-yoksulluk bir şey değil; çekeceğimiz kurumsal yıkım bizim için en büyük tehlikedir.
Bunları neden hatırlattığımı şimdi yazayım.
Dün Karar Gazetemizde Joseph E. Stiglitz tarihi bir yazı yazdı. Trump’ın güç kullanımı ve kural tanımaz halini anlatan bir yazıydı. Şimdi oradan bazı alıntılar ile tek gücün nelere yol açtığını vermeye çalışacağım.
STİGLİTZ’DEN NOTLAR
“Trump, Amerikan halkının iradesine hiç önem vermedi. Siyasete girdiğinden beri kendini kanunların üstünde gördü. Birini vursa bile........© Karar
