Harita yalan söylediğinde savaş başlamış sayılır
Önce bu soruya kısa bir cevap: Bu, gemilerin bir anda bayrak değiştirip Çin bandırası çekmesi değil. Ticari gemilerin kullandığı AIS (Automatic Identification System) üzerinde “varış noktası / notlar” gibi alanlar var ve bunlar mürettebat tarafından manuel girilebiliyor. Son günlerde bazı gemiler bu alanlara “China owner/sahibi Çinli”, “All chinese crew/ Mürettebatın tamamı Çinli gibi ifadeler ekleyerek kendilerini Çin’le bağlantılı göstermeye çalıştı. Mantık çok basit; hedef seçimini etkileyebilecek bir ortamda, “ben o taraf değilim” mesajı vermek. Financial Times bunun en az 10 geminin transponder/AIS mesajlarını bu şekilde değiştirdiği bir “kaçınma stratejisi” olduğunu iddia ediyor.
Bu davranışın “işe yarayıp yaramadığı” ayrı tartışma. Ama asıl önemli olan şu, kimlik, denizde bir savunma katmanına dönüştü ve savaşın yeni refleksi, bazen ‘çelik’ten değil ‘metin’den yazılıyor.
O GARİP “KÜMELENMELER” VE “DAİRESEL İZLER” NE?: Aynı haftanın ikinci tuhaflığı da GPS/GNSS bozulması. Wired’ın analizinde, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki İran saldırılarından sonra Orta Doğu’da uydu navigasyonuna yönelik saldırıların hızla arttığı ve bunun yaklaşık 1100 gemiyi etkilediği anlatılıyor. Heise (Almanya’nın köklü teknoloji yayınlarından) ise bunun “yeni bir seviyeye” çıktığını; 7 Mart civarında 1650’den fazla gemide sahte/bozulmuş konum verisi tespit edildiğini ve bunun çarpışma riskini artırdığını yazıyor.
Bu ‘bozulma’ iki tip görüntü üretiyor. 1)Kümelenme: Gemiler gerçekte farklı yerlerdeyken, takip ekranında sanki aynı koordinata yığılmış gibi görünüyor. 2) Daire/döngü desenleri: Burada anlatılan şey şu: Spoofing (sahte sinyal) bazı sistemleri “hop” diye zıplatmak yerine yavaş yavaş sürüklediğinde, izleme ekranında gemiler sanki daire çiziyormuş gibi bir iz bırakabiliyor.
ELEKTRONİK HARP!: Şimdi bu noktayı netleştirelim çünkü kafa karıştıran yer burası: Geçen hafta Hürmüz’de gördüğümüz şey bazı yayınların iddiası gibi ‘kuantum savaşı’ değil. Esas mekanizma elektronik harp! Jamming’de (karıştırma) alıcı gerçek uydu sinyalini duyamıyor, Spoofing’de (sahte sinyal) alıcı “uydudan geldiğini sandığı” yalan sinyali doğru kabul ediyor.
Wired, bölgedeki sivil uygulamalara kadar yayılan bozulmaları tam da bu iki teknikle anlatıyor.
NEDEN ‘KUANTUM SAVAŞI’ İDDİALARI VAR?: Kuantum aslında oyunun bir sonraki katmanı. Bugün savaş, GPS’i bozuyor. Yarın savaş, GPS bozulduğunda kimin ayakta kaldığını belirleyecek.
Kuantum bu denklemde iki yerden........
