menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şimdi sus…

43 0
14.08.2026

Kırk yıllık bir savaşı bitiren bir yasa geçti Meclis’te. Artık insanlar ölmeyecek, dağa çıkmayacak, bombalar patlamayacak. Bir toplum için muhteşem bir gelişme.

Halkın sevinçle, coşkuyla, danslar edip, şarkılar söyleyerek bunu kutlaması gerekir.

Ama öyle olmuyor… Aksine o sevinci zehirleyen bir kuşku hâkim.

Niye?

Çünkü her şey, bütün gelişmeler artık bir askeri karargahtaki emirler gibi bildiriliyor topluma.

“Şimdi savaş”, “şimdi barış”, “şimdi beni destekle”, “şimdi sevin”, “şimdi şükret”, “şimdi mutlu ol” ve tabii bütün emirlerden sonra gelen o kaçınılmaz emir:

“Şimdi sus.”

Bu çok sevindirici olması gereken yasayı iktidar milletvekilleri “okumadan” imzalamak zorunda bırakıldılar… Muhalefete zaten hiçbir bilgi verilmedi.

“Niye bütün toplumu kucaklayacak bir zemin oluşturulmuyor, niye barışırken hukuksuzluğu sürdürüyoruz” sorularını sormak “barış karşıtlığı” kapsamına sokuldu.

“Savaş da olur, barış da olur, hepsi de hukuksuz olur” sloganı tüm hayatı kapsadı.

Ne olacaksa hukuksuz olacaktı… Hukuk istemek yasaktı ve “terör yandaşı, barış karşıtı” olmak gibi bir şeydi.

Zaten o yüzden de “barış yasasından” sonra “şimdi sus” emri geldi.

Nasıl mı susacağız? Bu sefer valilerle susacağız.

“Valiler sürecin sahadaki koordinatörü olacak” haberi bize nasıl susacağımızı anlatıyor:

“Valiler, kendi illerinde sürecin en üst düzey mülki koordinatörü olarak görev yapacak. 81 ilin valisi ile emniyet ve jandarma yöneticilerinden, özellikle........

© Karar