Bizdeki ve dünyadaki kasveti dağıtmanın yolu

Türkiye yeni yıla hayli karamsarlıkla girdi. Çok yönlü bir kasvet hali bizdeki.

Ekonomi bir kısım insan dışında herkesin ilk şikayet konusu. Yılın ilk günü açıklanan zamlar kasveti daha da artıracağa benziyor. İlan edilen zamlar, güya artırılan asgari ücret ve bu yıl ödenecek maaşların yeni miktarları ile mukayese edildiğinde, daha ilk günden mali açıdan bireysel yenilgi anlamına geliyor.

Sadece ekonomik sıkıntılarla yüz yüze kalınsa neyse…

Dış politik sorunlar ile onların içeriye yansımaları da içimize ferahlık vermiyor. Her alanda bir kuşatılmışlık hissi hepimizi esir almış gibi. Çıkış yolu görmek ve göstermek kendilerinden beklenecek olanlar bunu yapabilecek durumda değiller; zorlanan suskunluk görüşlerin serbest dolaşımının yerini çoktan aldı çünkü.

Zor günlerden geçiyoruz ve çıkış yolu bulmakta zorlanıyoruz.

Bizde durum böyle de yakın ve uzak coğrafyamız sanki farklı bir görünümde mi?

Küresel sorunlarla küresel çözümler üreterek baş edilebileceği yolundaki iyimser yaklaşım iflas etmiş durumda; küresel bir geriye gidiş var ve bu da her ülkeyi etkisi altına alıyor.

“Ne zamandan beri?” sorusuna cevap arayınca küresel bir salgın olan ‘Kovid’ gerçeği karşımıza çıkıyor…

Kovid en sağlam görünen ekonomileri bile sarstı; birlikte hastalandık, ancak sonrasında her ülke Kovid’in tetiklediği dertlere ve sorunlara küresel çözüm yolları arayışına girmek yerine, kendi başının çaresine bakmayı önceledi.

Siyasi alanda daha........

© Karar