Sadece şu gerçeği anlatın Kemal Bey, gerisine gerek yok…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bildiği gerçekleri kamuoyuyla paylaşmak için iki buçuk yıl boyunca mahkemenin “mutlak butlan” kararı vermesini beklediğini öğrenmiş olduk.
Bunu ikinci üçüncü kişilerden değil bizzat kendisinden öğrendik.
Kurban Bayramının ilk gününde evinin önünde bekleyen gazetecilerle bayramlaşan Kılıçdaroğlu, gelen bir soru üzerine şöyle dedi:
“Bütün gerçekleri halkla buluşmada anlatacağım, halkın da duyması lazım. Partililerin de duyması lazım. Sizlerin henüz daha duymadığınız şeyler var, hepsini anlatacağım. Herkes gerçekleri görmek zorundadır, herkes gerçekleri bilmek zorundadır. Mahkeme kararı çıkmasaydı, hiç anlatmayacaktım, konuşmayacaktım. Ama mahkeme kararı çıktı, ben bütün gerçekleri artık halkımla paylaşmak zorundayım.” (27 Mayıs)
Sayın Kılıçdaroğlu’nun, bizim bilmediğimizi ancak kendisinin bildiğini söylediği “o gerçeklerin” ne olduğunu ne bir gazeteci olarak ne de bir vatandaş olarak merak ettim.
Çünkü bildiği gerçekleri açıklamak için mahkeme kararını beklemesini tuhaf buldum, yadırgadım. Çünkü 13 yıl CHP Genel Başkanlığı yapmış, üstelik bürokrasiden gelen bir siyasetçi, eğer bildiği gerçekler kamuoyunu ilgilendiriyorsa, ülkesine karşı sorumluluğu gereği bunları açıklamak zorundaydı. Yok, eğer bu gerçekler partisinin kaderini ilgilendiriyorsa, o zaman da 13 yıl genel başkanlığını yaptığı partisine karşı vefa duygusu, bildiklerini partilileriyle paylaşmasını gerektirirdi.
Bildiği gerçekleri açıklamak için mahkeme kararını beklemesi hem siyasi açıdan hem de ahlaki açıdan sorunludur. Yıllarca ana muhalefet partisi liderliği yapmış bir siyasetçi kamuoyunun bilmesi gerektiğini düşündüğü gerçekleri paylaşmak için oturup kendisi zamanlama yapmaz. Oturup mahkeme kararının sonucunu da beklemez. Bekliyorsa ve hatta çıkıp “mahkeme kararı çıkmasaydı paylaşmayacaktım” diyorsa burada çok ciddi bir ahlaki sorun var demektir.
Çünkü hukuki süreç ayrıdır, kamuoyuna karşı sorumluluk ayrıdır. Bir mahkeme kararı bir siyasetçinin vicdani yükümlüğünü hareket geçiren bir şey olmamalıdır. Sayın Kılıçdaroğlu kusura bakmasın.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını istediğim........
