Kurumlara güven… |
Adli Tıp Kurumu’ndaki uyuşturucu testi pozitif çıkan Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, test sonucu açıklandığı anda hiç beklemeden ‘bağımsız uluslararası bir test kurumunda test’ yaptıracağını açıkladı; Adli Tıp Kurumu’ndan da testin tekrar yapılmasını isteyeceğini söyleyerek soluğu özel bir laboratuvarda aldı. Bu olay, “kurumlara güvenin” bir ülke için ne kadar hayati olduğunu somut bir şekilde ortaya koydu.
Saran Adli Tıp Kurumu’nun sonucuna şu sözlerle meydan okumuştu:
“Açık ve net biçimde ifade etmek isterim ki; Adli Tıp Kurumu’nun test sonucunda pozitif çıktığı iddia edilen maddeyi hayatı boyunca kullanmadım, bırakın kullanmayı, söz konusu maddeyi yakından görmüşlüğüm yoktur. Yeniden her türlü numuneyi derhal ve hiçbir tereddüt göstermeksizin vermeye hazır olduğumu da açıkça ifade etmek isterim. Uluslararası yeterliliğe sahip, bağımsız test kuruluşlarında ilgili tüm testleri yaptıracağız, Adli Tıp Kurumu’ndan testi yeniden yapmalarını resmi olarak talep edeceğiz. Gerçeğin bilimsel yöntemlerle, evrensel standartlara uygun biçimde ortaya konulmasından hiçbir çekincem bulunmamaktadır.” (24 Aralık)
Nitekim Adli Tıp’ta “pozitif” çıkan sonucun, medyaya yansıyan haberlere göre özel laboratuvarda “negatif” çıktı.
Peki bu durumunda şimdi hangisine inanacağız: Adli Tıp’ın sonucuna mı, özel laboratuvarın sonucuna mı? Hangisi doğru?
TÜİK’in enflasyon verileri mi, ENAG’ın ya da İTO’nun verileri mi tartışması sürerken, şimdi bir de Adli Tıp Kurumu ile “bağımsız” laboratuvarlar arasında bir doğruluk polemiği çıktı, hadi hayırlı olsun bakalım.
Şimdi size bir soru sorayım:
Siz bu durumda çıkan hangi sonuca inanıyorsunuz?
Üzülerek söylemeliyim ki, ben normal şartlarda asıl “özel laboratuvar” sonucuna temkinli yaklaşarak orada hatırın devreye girmiş olabileceğini düşünmem gerekirdi. Ama maalesef ben Adli Tıp Kurumu’na güvenemiyorum. Belki gerçekten de Adli Tıp’ın test sonucu doğrudur; bilimsel veriye hiçbir şaibe karışmamış, sonuca müdahale edilmemiştir, yüzde yüz doğrudur.
Adli Tıp Kurumu’na güven duymuyor olmamın sorumlusu ben ve benim gibi düşünenler mi? Gerçekten bühtanda bulunuyor, Adli Tıp Kurumu’na haksızlık mı yapıyoruz?
Güven duymuyor olmamızda Adli Tıp Kurumu’nun payı yok mu? Var elbette ve........