We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Temel eserler meselesi ne oldu?

32 3 0
30.04.2019

İlk tepki “böyle bir mesele mi var?” olabilir.

Evet var ve hatta eski tabirle “mühim” değil “ehem”!

Günümüz genci bir “yayın bombardımanı”, hatta “bilgi patlaması” diyebileceğimiz zihinleri karıştıran çeşitlilik ve bollukla karşı karşıya. Türkiye’de son yıllarda her sene 50 binin üzerinde kitap yayınlanıyor, yani millî kütüphanemize her yıl orta büyüklükte bir kütüphane katılıyor.

Gazeteler, dergiler, sesli ve görüntülü yayınlar/kayıtlar ve elbette internet... Bütün bu yayın-bilgi akışı karşısında okuyucunun tercih sıkıntısı çekmesi, daha ötesi bıkkınlık ve bezginliğe düşmesi şaşırtıcı değil.

Yaş sınırı aşağılara doğru indikçe, basılı metinlerden diğerlerine doğru eğilim artıyor. Gençler gazete, dergi yerine internet haberlerine yöneliyor; hatta gazeteleri, dergileri bu mecradan takip ediyor. Bu okuma, daha çok seyre benziyor; seyircilik televizyondan sonra internette sürdürülüyor. Zaten bu mecrada seyre müsait, meşgul edici çok sayıda hareketli görüntü bulmak da mümkün.

Biz daha öncesine bakalım: Bu kadar çok yayın karşısında işi eğitim, öğretim olanlar; hocalar, öğretmenler ve öğrenciler ne yapıyor?

***

Sırf kitap yayını konusu dahi üzerinde dikkatle durmayı hak ediyor. Elli bin kitap yayınlanıyor, fakat bu yayınları hakkıyla takip eden, ihtisas alanlarına göre değerlendiren, tanıtan, hatta duyuran mecralar yok. Bu yüzden birçok kitap asıl okuyucusuna, ilgilisine ulaşamadan kaybolup gidiyor. Çoğunluğun haberdar olduğu çok satanlar listesi yayın piyasasının ekseriya kalıcı değer taşımayan reklamla şişirdiği kitaplardan oluşuyor.

Yayınların takibi, tasnifi,........

© Karar