We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Milli Eğitim Bakanı Nureddin Topçu okudu mu?

63 9 0
18.06.2019

Aslında soru şöyle sorulabilirdi: Millî Eğitim Bakanı Nureddin Topçu’dan haberdar mı?

Soru cevabını ifşa ediyor aslında. Tanısaydı, okusaydı başka, bambaşka bir programla çıkardı karşımıza.

Asıl felaketimiz, diplomalı okur yazarlığı çoğaltmak, gerçek okur yazarı azaltmak; “milli eğitim” bunu yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Türkiye diplomalı okur yazarlıkta, ilk öğretimde yüzde yüze yaklaşıyor. Bu alfabe inkılâbı yapılırken en yakın hedefti. Mustafa Kemal Paşa 1928’de Sarayburnu konuşmasında bütün milletin en fazla on-on beş yıl içinde okur yazar olacağını söylemişti; Latin harfleri sayesinde tabiî… Harf inkılabından on yıl sonra vefat ettiğinde, okur yazarlık oranı yüzde yirmilerdeydi.

Alfabe ile okur yazarlık arasında kurulan bu ilişki inandırıcı olabilir mi? Arap alfabesi okur yazarlığa mâni, Latin alfabesi ile mesele çözülür! Kemal Paşa’nın tezi sağlığında iflas etmişti. Şu sıralar Latin alfabesi kullanan Türkiye ile Arap alfabesinden vazgeçmeyen İran’ın okuryazarlık oranları neredeyse aynı.

“Arap alfabesi”ne rahmet okutan yazı sistemleri var dünyada. Çin, Kore, Japon yazıları…Üç ülkede de okuryazarlık yüzde yüze yaklaşıyor. Japonlarda alfabeler kademe kademe. Birinci kademede Katakana alfabesi var ve 46 karakterden oluşuyor. Kanji alfabesinde onbinlerce karakter varmış, 1945 karaktere düşürülmüş. Bunların dışında özel isimleri yazmak için 983 karakterlik bir liste de mevcutmuş…

Milleti yüzde yüz diplomalı okuryazar yapmamıza az kaldı, peki sonuç ne? Türkiye kitap okurluğu sıralamasında diplerde yer alıyor. Orta öğretim öğrencilerinin okuduğunu anlama konusundaki vahim durumu Pisa ölçümlerinde ortaya çıkmıştı.

Başarıyı rakamlarda, istatistiklerde aramak neyi değiştiriyor? Bütün........

© Karar