We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Eğitimin bilişseli!

64 4 0
08.07.2019

Yolculuk sırasında yanıma bir genç oturdu. Sordum, “eğitimci” imiş. Görünüşüne bakılırsa, “pehlivan” demek daha uygun (bizde pehlivanlar ille de ağır sıklet olarak görüldüğü için “atletik” denilebilir). Bakışlarımdan anladı. Meğer “köpek eğiticisi” imiş!

Kelimeler bizi yanıltabilir. Açıklayıcı sandığımız bir kelime tamamen zıddı bir anlamda olabilir. Daha fenası, bizim bildiğimiz, kendi aramızda kullandığımız kelimeler sınırlı bir çevre dışında bilinmeyebilir veya yanlış anlaşılabilir.

Kelimelerle mutabakatımızı koparalı çok oldu. Dil devriminin üçüncü ve en öldürücü safhasındayız. 1. Safha 1930’ların başında idi. Kelimeler yasaklandı, yerine kullanılacak uydurma kelimeler küçük bir kılavuz olarak yayınlandı. Gazetelere bu kelimelerin kullanılması yönünde talimat verildi. Gazetecilerin “başüstüne” demekten başka çaresi yoktu.

1.Safha Cumhuriyet öncesi edebiyattan kopuşla sonuçlandı.

2. Safha 1940’larda, Milli Şef İnönü’nün talimatıyla yapılan işlerdir. Semereleri 1950’lerde, bilhassa 1960’dan sonra görülmeye başlandı. Çünkü öğretim sistemi bu yeni kelimler üzerinden yürütüldü. Sonuç, ilk dönem Cumhuriyet edebiyatı gençler için anlaşılması güç bir alan haline geldi. Necip Fazıl’ı, Nazım’ı, Peyami Safa’yı, Tanpınar’ı kolaylıkla anlayamayan bir nesil yetişmeye başladı.

Şimdi dil devriminin. 3. Safhasındayız. Cumhuriyetin ikinci nesil edebiyatçıları da anlaşılmaz hâle geliyor.

Bu bir iddia değil, müşahededir! “Akademik” makalelere bakıyorum,........

© Karar