menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ülkücü Hareket’in entelektüel irtifa kaybı - II

39 10
sunday

Geçen hafta bu köşede Ülkücü Hareket’in “entelektüel irtifa kaybı”na değinmiş, hareketin düşünce geleneğiyle kurduğu ilişkinin zamanla zayıfladığına işaret etmiştim.

Oradan devam edelim.

Ülkücü Hareket’in içinde bir dönem güçlü bir entelektüel damar vardı. Düşünceyi merkeze alan, fikri hareketin önüne koyan bir damar…

Dündar Taşer, Galip Erdem ve Erol Güngör bu düşünce hattının öncü isimleriydi.

Bir dönem hareketin kalbini aydınlatan bu entelektüel damar bugün ne kadar canlı? Ülkücü Hareket hâlâ düşüncenin izinde mi yürüyor, yoksa düşünceyi geride mi bırakıyor?

Kendilerini Ülkücü-milliyetçi düşünce dünyasında konumlandıran kalemler bu meseleleri ikincil görse de, tablo başka bir gerçeğe işaret ediyor.

Ülkücü Hareket’in siyasî varlığı sürüyor, teşkilat yapısı yerinde, ancak fikrî alanda belirgin bir irtifa kaybı yaşanıyor.

Geçmişte bu yolu........

© Karar