Demokrasi yaşlandı mı?
Kim ne derse desin; ister liberal değerlerin krizi, ister çok kültürlülüğün çöküşü, ister hedonizme varan bireycilik olsun, bunların ölçülü hâlleri; bireysel, kültürel hatta kimliksel özgürlük düzenine işaret eden boyutlarıyla insanlık için alternatifsiz referanslar olmayı sürdürüyor.
Bugün dünyanın ve ülkenin geldiği nokta, söz konusu değerlerle bağlantılı kimi toplumsal, siyasal ve ekonomik gelişmelere verilen tepkilerle açıklanabilir.
O zaman tepkiler kadar gelinen noktaya da bakmak gerekir. Türkiye’deki siyasi düzen, yargı yapısı, otoriter gelişmeler ve Trump’ın dünyayı içine sürüklediği durumun korkunçluğu, gelinen noktayı tarif etmektedir. Yerlilik, millilik, milliyetçilik ve kendine haslık; kurucu değil, bozucu ve hastalıklı biçimleriyle otoriterlik hâllerine dönüşmektedir.
Orban kavramıyla ifade edilen illiberal demokrasi, sandık düzeninin vardığı noktaları göstermektedir.
Karşımızdaki iki seçenek hiçbir zaman değişmedi ve değişmeyecek:
Bunlar demokrasi ve otoriterliktir.
Otoritarizmin; hoyratlık, cebir, keyfilik, şahsilik ve adaletsizlik demek olduğunu, gücünü içe kapalı........
