We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Burası İçişleri Bakanlığı

48 4 8
02.09.2021

Ancak buna rağmen, baş edemediğimiz sabit bir sorununuz var. Bundan sonra, o da muhtemelen iz bırakmaya devam edecek. Sorun dediğimiz, toplumsal grupları, ideolojileri teğet kesen, güvenlik fikrine, endişesine, takıntısına dayalı otoriter siyasi gelenektir. Ve bu geleneğin hukuk fikrini, sistemden ve zihniyetten uzak tutmasıdır.

Şöyle bir hesaplasak, Türkiye’de çatışmasız, sıkıyönetimsiz, cuntasız, sivil baskısız kaç yıl geçmiştir acaba?

Menderes’in, Özal’ın, Erdoğan’ın ilk dönemleri, Ecevit-Erbakan’lı, Demirel-Erdal İnönü’lü birkaç kısa koalisyon, belki. Hepsini uç uca koysanız 20 yıl ancak eder. Bu kısa dönemler umutlar, beklentiler üretmişler ya hüsranla ya ani bir dalga değişikliğiyle sona ermişlerdir.

Benim kuşağım, evde duyar, gazetelerde okur, üniversitelerde, siyasette tartışır ve genelkurmay başkanlarının adını nereyse ezbere bilirdi. Genelkurmay Başkanları, gücü, asker ve siyaset ilişkisini, güvenliği temsil eder, haftada bir cumhurbaşkanıyla, başbakanla yaptığı görüşmelerı dikkatle takip edilirdi.

İşler değişmiş gibi görünüyor.

Genelkurmay Başkanı’nın adını ilgili olanlar biliyor artık.

Buna karşılık, güvenlik denince, kimi sivillerin, örneğin iki bakanın, Süleyman Soylu, Hulusi Akar’ın adı, 7’den 70 herkesin dilinde.

Buna bakarak keşke sivilleştiğimizi söyleyebilseydik.

Ne yazık ki, beklentilere zaman zaman olumlu işaretleri rağmen,........

© Karar


Get it on Google Play