We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İrfan Hoca ile Bir Cümle

11 5 1
21.10.2020

Profesör Doktor İrfan Erdoğan,

Doğan Cüceloğlu ile çıkarttıkları “Bir Cana Dokunmak” kitabında öğretmenliği bir “Cümle Oluşturmak” olarak tarif eder. Bana göre “Bir Cana Dokunmak” öğretmenin el kitabı. Kitabı okumayanın okul bahçesinden içeri girmemesi gerektiği kadar mühim bir eser.

Büyük lafların edilmediği, hayatın doğal akışı içinde hoş bir söyleşi havasında öğretmen ile sohbet eder gibi doğal bir yazı ve söz dili ile yazılmış bir eser. Daha sonra Doğan Cüceloğlu Hoca’nın “ Öğretmenim Bir Bakar mısın” eserini okudum ancak aynı samimi derinliği alamadım.

Geçtiğimiz perşembe uzun süredir kitaplarını okuyup sosyal medya ve seminerlerinden takip ettiğim İrfan Hoca ile eğitimin gündemine dair öğretmeni tarif ettiği cümlenin ögelerini konuşmak için Burgazada’nın yolunu tuttum.

Güz günlerinin içinde yazın saklı kaldığı bir ılık hava vardı. Deniz kımıl kımıl. Dalgalar ada kıyılarıyla söyleşir gibi kıyıya dokunuyor. Martıların yıkanıp arındığı köpük köpük sular.

Hafif bir esinti. Gemilerin hareketli geliş gidişleri. Adanın tenhalığı. Burası yaşanılır yer dedirtiyor insana. Burgazada, Sait Faik’in yaşadığı ve birçok öykü ve metinlerine konu olmuş bir hayat alanı aynı zamanda.

İrfan Hoca ile iskelede anlaştığımız saatte buluşuyoruz. Hocam ile ilk kez rube ru görüşmemize rağmen hocamı sanki uzun süredir tanıyormuşum gibi görünce insan kendini güvenli bir düşünce limanında hissediyor. Yeniçeri edası var yürüyüşündeki kararlılıkta. Şair Rainer Maria Rilke’nin tabiriyle

yürüyüşünden belli bir kalender Türk aydını. İlk cümleden yakalıyor insan.

Yukarda bir çay bahçesinde sohbet için yürümeye başlıyoruz. Yürürken gündeme dair covid 19’un insanı insanlığı getirdiği noktaya değiniyor ve ekliyor “Bazı güçlerin pnademiyi bir çıkar bir güç elde etme aracına dönüştürmeye çalıştığı” vurgusunu yapıyor. Tıpkı ülkemizde bazı grupların, derneklerin biz fark etmeden bir dönem sonra bir çıkarın bir gücün amacına hizmete dönüşmesi gibi.

İki katlı evlerin bulunduğu insanın ve araçların olmadığı sokaklardan ilerlemenin ferahlığı. İnsanın yürüdükçe yürüme hevesini arttırıyor.

Söylenen sözün de kendini duyurma kaygısı yok bu doğallıkta. Düşünce doğal ortamda muhatabına doğrudan ulaşıyor. Sohbetin her tınısı ritm kaybetmeden duyma iletimize varıyor.

Düşünce sohbetiyle çay bahçesine varıyoruz. Sait Faik’in öykülerine mevzu olacak sadelikte; çam ağacı, kediler, tek........

© Karar


Get it on Google Play