We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Göğün güler yüzlü bekçileri

10 1 1
29.07.2020

Emeklilik kavramı hayat hikayelerinde yoktur. Herkes hayatın bir parçası, hayatın devamı için işbirliği içinde çalışır. Hastalık dışında ununu eleyip eleğini asmak deyimini hayatlarında barındırmazlar.

Türkler, Orta Asya’dan başlayıp Anadolu’ya kadar devam eden medeniyet hayatı 20. yüzyıl başlarına kadar zirai hayat ile iştigal etmiş.

Zirai hayatın ekosistemi gereği herkes hayatın bir köşesinden tutup aile hayatına katkıda bulunurdu.
Batı dünyasında Sanayi Devrimi’yle buhar gücü metal çarkları döndürmeye başladı. Ucuz iş gücü temini kadınları ve çocukları çarkların çalıştırıcısı kıldı. Çocuk işçi kavramı ekonominin literatüründe yerini aldı. Şu an dahi büyüyen ekonominin, dönen sanayi çarklarının arasında 250 milyona yakın çocuk işçilerin alın teri akmakta.

Ekonomisini ucuz iş gücü ile rayına koyan Batı dünyası zamanla “çocuk işçi” çalıştırmayı yasaklı hale getirdi. Bir ileri adım atarak çocukların sağlıklı bir ortamda büyümesi için “Çocuk Hakları” sözleşmesi hazırladı. Hal böyle olunca sermaye, sanayinin çarkları ucuz iş gücünü Batı’da bulmakta zorlanınca üretimi Uzakdoğu, Afrika, Güney Amerika gibi alanlara kaydırdı. Yoksulluğun kol gezdiği, açlık sınırında yaşayan ülkelerde çocuk işçiler tüm gün ölüm pahasına karınlarını doyurma karşılığı çalıştırılıyor aynı çarkların sahipleri için. Gelişmiş Batı ülkelerinde çocuklara değer atfedilip çarkların işçisi olmaktan alıkonulurken çocuklar, sanayi çarkları henüz insan haklarının (!) uğramadığı çocuk........

© Karar


Get it on Google Play