We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yaşasın yeraltı!..

22 6 0
20.01.2020

Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar”ı (Alter Yay., 2009), bazı yönlerden Camus’nün “Düşüş”üne benzer. Meselâ iki romanda da ana karakterler, okurla felsefi-psikolojik bir söyleşi yaparlar, ayrıca toplumdan kopuk, uyumsuz, huzursuz, felsefi ve psikolojik derinlikleri olan anti-kahramanlardır. Nitekim “Yeraltından Notlar”ın kahramanı da garip takıntıları, akıl ve mantık dışı, çelişkili davranışları olan, toplumdan kopuk, uyumsuz, “yaşama yabancılaşmış”, “hasta ruhlu” bir adamdır.

Dostoyevski, bu romanı Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı” ve “Felsefede Antropolojik İlke” adlı eserlerinde dile getirdiği görüşlere karşı yazmış. Onun için kısaca bu görüşlerden söz edeyim. Çernişevski’ye göre insan, tüm davranışlarını akıl-mantık ve çıkarları doğrultusunda gerçekleştirir. Dolayısıyla irade, akıl-mantık, çıkar ve faydaya tabidir. Dostoyevski, insanı şematize eden bu düşünceye karşı çıkıyor; tıpkı Kierkegaard gibi insanın akılcı kategorilere sığdırılamayacağını, davranışlarının arkasında akıl, mantık, çıkar ve faydanın dışında başka faktörlerin de bulunduğunu ileri sürüyor, romanını bu antitez üzerine kuruyor ve kahramanı vasıtasıyla; “Peki ama, neden bazen olmadık hareketler yapıp, aptalca arzular peşinde koşuyoruz?” (s. 141) sorusuna........

© Karar