Eleştirel düşüncede bir muhafazakâr aydın örneği: Nurettin Topçu

Bu hafta, Türk düşünce tarihinde iz bırakmış bir aydın olan Nurettin Topçu’nun iki eserini okudum.

Aslında niyetim ilk kez, geçen ay “Ben Sevdiklerime Zor Yazabiliyorum” (Haz. İsmail Kara, Dergâh Yay., 2026) adıyla yayımlanan ve mektuplardan oluşan kitabını okumaktı ama buna daha önce okumadığım “Amerikan Mektupları Düşünen Adam Aramızda” (Haz. Ezel Erverdi-İsmail Kara, Dergâh Yay., 2022, 7. bs) adlı kitabı da ekledim.

İki kitap birbirinden farklı tabii. “Amerikan Mektupları Düşünen Adam Aranızda” adlı eser, her ne kadar ilk bölüm “Amerikan Mektupları” başlığını taşısa da gerçekte mektuplardan oluşmuyor. Topçu, hayali bir Amerikalı’nın ağzından yine hayali bir Amerikalı olan Cim adlı arkadaşına mektuplar yazmış. Bir Batılıyı, İstanbul’da köşe bucak dolaştırarak, şehre ve dönemin Türk toplumuna dair gözlem ve düşüncelerini naklediyor. Aslında bu mektupları yazan, hayali bir özne olsa da, metinlerde konuşanın Topçu olduğu açık. Yazar, muhtemelen Batıya hayranlık neticesinde kendi kültüründen kopan Türk toplumunun sefaletini, yine bir Batılıya anlattırarak, okuru daha çok etkilemeyi düşünmüş olmalı.

“Düşünen Adam Aranızda” başlıklı bölümde ise odakta yine İstanbul ve dönemin Türk toplumu, bu toplumu oluşturan değişik kesimler var.

“Ben Sevdiklerime Zor Yazabiliyorum” adlı diğer kitap ise, Topçu’nun 1928-1975 yılları arasında bazı aile........

© Karar