menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital devrim sonrasında bilgi ve öğrenme

31 0
20.04.2026

Byung-Chul Han, dijital devrim sonrasında dünyada ve insanlarda meydana gelen köklü değişiklikler üzerinde önemle duran bir düşünür. Onun “Şey-Olmayanlar” (Çev. Enes Özel, Ketebe Yay. 2025) adlı kitabını okuyunca ve bu hafta eğitimde tedhiş olayları da olunca bunları yazmak istedim:

Doğrusu internetin, akıllı telefonların ve yapay zekânın hayatımıza girmesiyle beraber, insanın insanlarla, doğayla münasebetlerinde, eğitimde, alışveriş tarzında, hatta iş hayatında köklü değişiklikler oldu, olmakta…

Önce eğitimde, idrakte, bilgilenmede meydana gelen değişime değinmek istiyorum. Dijital devrimden önce eğitim-öğretim, temelde yüz yüze ve beş duyu organının tümüne (dokunmaya, görmeye, duymaya, koklamaya, tat almaya) hitap ediyordu. Amaç öğrenmekti ve bu bir sürece tâbiydi… Örneğin yazmayı öğrenmek için her şeyden önce bir kalem, bir kâğıt ya da tahta lâzımdı ve mutlaka el!.. Dokunarak, hatta kavrayarak tutulan bir kalem, dokunulan bir kâğıt. Elbette göz de gerek, harflere, çizgilere bakar insan ve çizgileri çizmek için hem eli hem gözü çalışır. Çizginin doğrusallığını veya daireselliğini sınayarak, el hareketleriyle öğrenir. Sonuçta elinde kalem, kâğıda yazar: A, B, C…

Ya şimdi?.. Kalem yok, kâğıt da… Bilgisayarın başındasınız. Harfler önünüzde klavyede hazır, hizalanmış. Önünüzde beyaz ışıklı, ruhsuz, cansız bir ekran!.. Ha unutmadan, şimdi örneğin bir e kitap okurken, belki de o doğallığı ve algıyı güçlendirmek için sayfaları çevirirken kâğıt........

© Karar