We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Veto silahı ile...

94 3 8
19.05.2022

NATO’da her ülkenin elinde “veto silahı” var. O silah devreye girince İttifak adına ortak karar alınamıyor. Yeni üye girişi de ortak karar gerektiriyor.

Bu ön bilgiler İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya giriş ihtimali ve Türkiye’nin bu ihtimali “Veto silahı” ile karşılaması ile ilgili. Türkiye, özellikle İsveç’in PKK/PYD’ye zemin hazırlamasını veto gerekçesi olarak zikrediyor. Finlandiya’nın da İsveç kadar olmasa da FETÖ – PKK eksenli örgütlere müsamaha göstermesi Ankara’da rahatsızlığa yol açıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1980’de, vetonun kaldırmasını ve Yunanistan’ın NATO’ya yeniden kabulünü, ardından da Yunanistan’ın Türkiye karşıtı faaliyetlerin odağı haline gelmesini “yılanın ilk sokması” olarak değerlendiriyor ve “Aynı delikten ikinci defa sokulmayacağız” diyor. Ardından da müzakere için gelmek isteyen İsveç ve Finlandiya ekiplerine “Gelmeyin, işe yaramaz” yollu açıklamalar yapıyor.

Gelinen noktada işin içine ABD’nin girmesi kaçınılmaz. Çünkü NATO’nun İsveç ve Finlandiya ile genişlemesi öncelikle Washington’da pişirilen bir gündem. Ortada Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı var, bu, Rusya’ya komşu tüm ülkeler için tehdit algısı demek, Amerika da karşı hamle olarak Rus tehdidinin NATO kuşatması ile cevaplanması stratejisini geliştiriyor. NATO’ya İsveç – Finlandiya katılımı bu hamlenin uzantısı.

Türkiye’nin, içinde bulunduğu savunma ittifakının paydaşlarından herhangi birisinin, kendisi için tehdit niteliği taşıyan gruplara zemin hazırlamasına itiraz etmesi kadar tabii bir durum olamaz.

Sorun şurada ki, veto silahı ile İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımını önlesek dahi, bu, pek çok NATO ülkesi ile benzeri problem yaşıyor olma gerçeğimizi değiştirmiyor.

En başta Amerika ile. PYD-YPG’nin Fırat’ın Doğusunda tutunması dahil tüm donanımı Amerikan yapımı değil mi? Amerika ile başka başka başka........

© Karar


Get it on Google Play