Şaşırt Türkiye’yi Akın Bey |
Adalet Bakanlığına getirileli 11 Şubat’tan bu yana 72 gün oldu. Aynı gün İçişleri Bakanlığına da Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.
Bu iki bakanlık devletin karakterini ortaya koyan hayati önemde değer taşıyor.
Son Gülistan Doku dosyası bu iki bakanlıkta gerçekleşen yanlışların ve doğruların devletin niteliğini de ne ölçüde belirlediğinin göstergesi.
Gürlek, Başsavcı olarak bulunduğu İstanbul’da yürüttüğü, siyaseti derinden etkileyen operasyonun içinden bakanlığa geldi.
“Yargı’ya güven”in diplere indiği gerçeğini besleyen bir operasyondu İstanbul’da başlayıp, her gün bir şafak operasyonu ile ülke sathına yayılan siyasi operasyonlar.
Gürlek tartışılıyordu. Bu tartışmalarla yüklü olarak bakan oldu.
Halen epey dikkat çekici bir “eylemlilik” sergiliyor. Görünmek istediği ve Yargı’da bir şeylere damga vurma amacı taşıdığı hissediliyor.
Ancak ismi etrafında yoğunlaşan hafıza, evet, bir şeyler yapabileceğinde, ama onun tam olarak bir Adalet Bakanı’na yakışacak şey olup olmadığında kuşku uyandırıyor.
Tayin edildiğinde ilk beklenti, ya da meselâ muhalefet cenahında ilk kaygı, İstanbul’da yapıp ettiklerinin benzerini, Ankara’da, merkezde, hem de daha büyük yetkiyle yapabileceği, kendisine böyle bir misyon yüklenmiş olabileceği idi.
Ama bir de “Taç başı akıllandırır” özdeyişi var ya…
O artık Adalet Bakanı idi. “Devletin dini adaletti.” Tamam, Başsavcılığa göre daha siyasi bir rol idi, ama “Devletin kimyası” açısından Adalet Bakanlığı’nın herkesin güven alanı olması gibi bir zaruret de vardı. Yerlerde sürünen güveni toparlamadığınız taktirde taç........