We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kelimelerimiz – Ruhumuz - Hayatımız

175 16 26
19.02.2019

Vicdan, kalb, merhamet, şefkat, adalet, helalleşmek, sekinet, iletişim.... kelimelerini seviyorum. Söylemlerin kıran – kırana bir nitelik kazandığı, kategorik kamplaşmaların oluştuğu, stratejilerin yokedicilik üzerine şekillendiği dönemlerde o kelimelerin oluşturduğu iklime yönelik içimdeki çağrı daha bir cesamet kazanıyor.

Pazar günü biri Sabah’ta, diğeri Cumhuriyet’te, yani iki zıt medya dünyasında iki mülakat okudum.

Sabah’taki Binali Yıldırım’la yapılan mülakattı. Aşağı yukarı iki sayfalık mülakatta Binali Bey, eşi hanımefendi ile adeta aile ortamında görüntü veriyor, değerlendirmeler yapıyordu. Kendisine siyasi jargona soktuğu “organik kampanya”nın ne olduğu soruluyor: Cevabı şu:

“- Üzerinde kurgu yapılmış, senaryosu hazırlanıp ona göre icra edilen bir kampanya değil de, bir yere gidip orada arabadan inip, rastgele insanlarla temas etmek, onları dinlemek üzerine kurulu… Hayatın normal akışında nasıl davranıyorsak o şekilde bir kampanyayı kastediyorum. İnsanlar şundan hoşlanmıyor, geliyorsun, millet toplanıyor, nutuk atıyorsun, gidiyorlar… Bu hem insanların beklentilerini karşılamıyor hem de onların konuşma fırsatları olmuyor. Asıl şu dönem konuşması gereken vatandaş. Biz değiliz. Biz daha çok dinleyeceğiz daha az konuşacağız. Ben ilçe adaylarımıza da hep söylüyorum. İki dinleyip bir konuşacağız. Çünkü Allah bize iki kulak, bir ağız vermiş. Bundan da anlaşılıyor ki daha çok dinleyelim, daha az konuşalım.”

Biri insanların arasına girmek... Diğeri nutuk atıp........

© Karar