We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İslam dünyasının durup kendine bakma zamanı

307 9 0
16.01.2020

İlber Ortaylı’nın “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” isimli biyografik eserini okurken bir tespiti dikkatimi çekmişti. “Türkler geri çekilmeyi bilmezdi, diyordu, Mustafa Kemal Sakarya savaşında ilk defa bu taktiği uyguladı.” Orada bunu askeri planda ifade ettiği anlaşılıyordu. Bu değerlendirmenin isabetini tarihçiler tartışabilir. Ama bu ifade bende psikolojik boyutu bakımından üzerinde durulacak bir yankı uyandırdı.

Psikolojik boyut şu:

“Türkler geri çekilmeyi bilmezdi, çünkü bunu onurlarına dokunacak bir hareket sayarlardı. Savaşmak, ölmek, öldürmek varken, hatta ölünce de kaybetmiyor iken, bu meydana gerekirse şehit olmak için çıkılmışken geri çekilmek neydi ki?”

Bu psikoloji, içinde cesareti barındırır ve çoğu zaman da kazandırır. Ama savaş kazanmanın bir boyutunun da “Güç değerlendirmesi” ile ilgili olduğu düşünüldüğünde, yetersiz kuvveti yeterli hale getirmek için zaman zaman geri çekilmeyi de bir mücadele yöntemi olarak düşünürsünüz.

Yüksek ideolojik duygusal donanım, insanlara, ülkelere, toplumlara gücünün üstünde bir heyecan ve başarı tutkusu yükler. Bunu ideolojik donanıma sahip ülkelerde, ideolojik mücadele veren örgütlerde, bağımsızlık mücadelesi veren topluluklarda görmek mümkündür.

Ama bu bir noktada sistem körlüğü denen şeyi de getirir. Siz dünyaya nizamat verirken bir de bakmışsınız kendi hanenizde Ziya Paşa’nın ifadesiyle “teseyyüb – tembellik” var ve içiniz boşalmış.

Sovyetler uzun süre dünyaya devrim ihraç etme psikolojisi içinde hareket ettiler. Ama bir gün birisi (Gorbaçov) çıktı, “Bizde işler aleme sattığımız gibi gitmiyor, içimiz........

© Karar