Gannuşi – İmamoğlu paralelliği var mı? |
Türkiye’de olan bitenlerle Tuunus’ta olan bitenler arasında bir paralellik var mı?
Nahda hareketine ve Gannuşi’ye karşı yapılanlarla CHP ve İmamoğlu – Özel ikilisine yapılanlar arasında bir paralellik yani?
Şu hemen söylenebilir?
Ne Nahda ile CHP arasında, ne de İmamoğlu – Özel ikilisi ile Gannuşi arasında ideolojik bir paralellikten söz edilemez. Kısaca ifade etmek gerekirse, CHP, Türkiye’de laik – sol çizgiyi, Gannuşi ve Nahda ise, “demokratik İslâmcılık”tan “muhafazakâr demokrat” çizgiye evrildiği söylenecek bir siyasi yapıyı…
Nahda ve Gannuşi’nin yakın zaman Ortadoğu İslâm dünyasındaki parlayışı ise, Arap Baharı diye nitelenen sürecin öncü rolünün sahibi olmaları ve İslâm ile demokrasi arasındaki ilişkiyi, bu coğrafyanın diktatörlerine karşı bayraklaştırmaları…
Tunus’ta yine Gannuşi’nin desteği ile Cumhurbaşkanı seçilen Kays Said isimli bir profesörün, iktidarda bir bakıma darbe gerçekleştirerek bütün gücü elinde toplaması…
Bizde ise basbayağı halk oyu ile getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin giderek tek kişinin hakimiyetini içeren bir yapıya dönüşmesi…
İlginç olan şu, gelinen noktada iki ülkede de sistemin “Yargı” üzerinden işleyen bir otoriterliğe dönüşmüş olması…
84 yaşındaki Gannuşi hapisteydi, son Yargı kararı ile bir ömür boyu hapis, artı 30 yıl hapis cezasına daha çarptırıldı.
Suç: Devlet içinde gizli bir örgütün mimarı olmak. 84 yaşında, tüm hayatı – ideolojik çizgisi İslâm ile demokrasiyi harmanlama, İslâm’ın çok farklı çizgideki toplum kesimlerine özgürce yaşama imkânı sağlayacağını savunmak olan 84 yaşındaki adamı bu yaşta bir suç örgütünün kurucusu olmakla itham etmek… Ölsün demir parmaklıklar ardında bir sembol İslâm........