We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

En kırılgan alan

159 2 8
12.09.2021

Merhum Prof. Dr. Süleyman Yalçın anlatmıştı.

1930’lu yıllar. Çanakkale’de ilk okulda sene sonu programı yapılıyor. Programa veliler de davetli. Annesi de gelmiş oturmuş davetliler arasına.

Program başlamış. Programın bir yerinde bir skeç sahneleniyor. Küçük Süleyman’a da bir rol verilmiş orada.

Yerlerde üzerine Arap harfleri yazılmış kağıtlar var. Ve Süleyman elindeki süpürge ile sahneye çıkıyor, yerlere saçılmış Arap harflerini süpürüyor.

-O anda anneme gözlerim takıldı, diyordu Süleyman Yalçın, belki aradan 60-70 yıl geçtikten sonra, annemin gözlerinden sessiz sessiz yaşlar akıyordu. Bunu unutamam.

Annenin içini yakan neydi? Belli ki anne, süpürge ile süpürülen Arap harflerinde Kuran’ı görmüştü. Onun yüreğinde Kuran’a bu yapılamazdı. Üstelik minicik oğluna yaptırılmıştı bu.

***

Bugün neden hatırladım bunu?

Edremit’teki olay sebebiyle. Kurtuluş törenleri münasebetiyle Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından düzenlenen bir mizansen söz konusu. Ortada üzerine çarşafa benzer siyah örtü örtülmüş, bu arada zincirlenmiş bir cisim var. Etrafta efeler zeybek oynuyor. Sonra bir hamle ile siyah örtüyü ve zincirleri kaldırıyorlar, ortaya beyazlar giyinmiş bir genç kadın çıkıyor.

Olay tabii ki, kıyafet devrimini, kadının çarşaftan çıkarılıp modern giysilere kavuşturulmasını hatırlatıyor.

Ve bilindik tartışmalar ortalığı kapsıyor.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği adına “olayın kıyafetle alakası bulunmadığını, siyah giysinin işgalin karanlığını beyaz giysinin ise kurtuluşu temsil ettiğini” ifade eden bir açıklama yapılıyor, ama mizansendeki çağrışımlar........

© Karar


Get it on Google Play