We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Daha adil bir Türkiye mümkün

179 11 1
26.09.2021

Hayır, yazıma Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” isimli kitabın mesajını kırmak için bu başlığı koymadım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya 5’ten Büyük” vurgusunu her zaman önemsedim. Dolayısıyla bu talebe zemin niteliğinde olan “Daha adil bir dünya” talebi ve beklentisini de haklı buluyorum.

Tabii ki dünya sisteminin haksızlığını vurgulamak ile Türkiye olarak onu değiştirecek imkanı bulmak arasında halen önemli nispetsizlik bulunduğunu bilmek de ayrı bir mesele.

Daha adil bir Türkiye” talebi de ne yazık ki, hem dünyadan hem de içerden kendi insanlarımız tarafından Türkiye’yi yönetenlere karşı seslendiriliyor.

Keşke böyle bir talebe muhatap olmasaydık. Sonunda “Adaletsizlik” diye tanımlanan o şartları taşımasaydık.

Ülkeyi yönetenlerin üst üste “Yargı reformu” ilan ettiklerini, yargı mensuplarına “Yargı etiği”ni hatırlattıklarını, “Sıfır işkence”nin sloganlaştırıldığını biliyoruz. Yargı reformu metinlerinde “sizin adil olduğunuza inanmanız yetmez, dışardan da adaletin gerçekleştiğinin ifade edilmesi lazım” dendiğini de biliyoruz. Ama gelin görün ki, “Yargı sancısı” Türkiye gündeminden düşmüyor, insanların “Adalet çığlığı” dinmiyor, dünyadan bakınca da Türkiye “Yargı problemi yaşayan ülke” olarak görülmekten kurtulamıyor.

.Daha yeni Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan “Bireysel başvuruyu kabul eden ve başarılı bir şekilde uygulayan hiçbir ülkede, bizde olduğu kadar çok sayıda başvuru yapılmamıştır” deme gereği duydu. Buna dair verdiği ölçü de şuydu:

İspanya........

© Karar


Get it on Google Play