NEDEN LAİKLİK?
Bilim insanı Bahriye Üçok 6 Ekim 1990’da bomba durumuna getirilen bir kitabın ev adresini gönderilmesiyle Ankara’da düzenlenen bir suikastle öldürülmüştür. / İslam Tarihi adlı eseriyle Dört Halife Devri’ni, Emeviler ve Abbasiler saltanatını kaynaklar göstererek yazmıştır. Okunup bilinmesinde, öğrenilmesinde sayısız yararlar vardır. Özellikle “biat etmeyenlerin, muhaliflerin” uğradıkları saldırılar, ailelerini, çoluk-çocuğunu yok edercesine katliama tabi tutulmaları ve her şeyin “saltanat, iktidar için” yapılması insanlık adına yaşanan bir rezalet olduğunu anlamak büyük bir kazançtır.
O zamandan bu yana geçen süreye karşın “saltanat için yapılan katliamların” yıkıntıları, yaraları hala sarılmamış, acıları dinmemiştir. İslamiyet’in ilk yıllarında yaratılan kin ve nefret, özellikle Hz. Osman, Hz. Ali, Muaviye, Yezit, Zalim Haccac ve Ebu Cafer dönemlerinde yaşanılan haksızlıkların, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin, yalan ve hilelerin insan vicdanında açtığı derin izler etkilerini hala sürdürmektedir.
İslam Halifeleri “kendilerine biat etmeyenleri, muhalif olanları yaşatmamışlardır.” “Saltanat hukukuyla” öldürülmelerini kendilerinde bir hak olarak görmüşlerdir.
“Biat etmek, birinin egemenliğini, otoritesini veya liderliğini sorgusuz kabul etmek, ona bağlılık yemini ederek itaat edeceğine söz vermek” anlamlarına gelmektedir. / Bir lidere veya topluluğa (ŞEYHE-ŞIHA-CEMAATE) koşulsuz sadakat göstermeyi içerir. Biat eden kişi, otoritenin emirlerini eleştirmeden veya sorgulamadan kabul eder. Doğrularına da, yanlışlarına da kafa sallar.”
Günümüzde genellikle "biat kültürü" ifadesiyle, özellikle siyasi veya dini cemaat yapılarında lidere körü körüne bağlanmayı ifade etmek bağlamında kullanılmaktadır.
Dine göre biçimlenen toplumlarda, özellikle Ortaçağda, “kara bir taassupla” “özgür düşünen, doğaya açılan, Kiliseyle çelişen ve çatışan bilim ve din insanları” ya........
