ÇAĞIN HASTALIĞI
Bazen bir haber okuruz, yüreğimiz burkulur. Bazen bir görüntü düşer ekranlara; insanlığımızı sorgularız. Ama sonra… Küçücük bir iyilik görürüz ve içimizdeki umut yeniden canlanır.
İşte tam da bu ruh hâli, içinde bulunduğumuz çağın tarifidir. Adını koymadık ama hepimiz hissediyoruz: Bu çağın adı yorgunluk çağı. Ne ekonomik kriz, ne savaşlar, ne afetler… Asıl yorgunluk; vicdansızlıktan, ilgisizlikten, yabancılaşmadan geliyor.
Birbirimize selam verirken bile göz kaçırıyoruz artık. Güvenmek zor geliyor. Sokakta yürürken değil yardım istemek, göz göze gelmek bile lüks oldu. Sanki görünmez duvarlar örülmüş aramıza.
Ama ben hâlâ inanıyorum. İçimde küçük ama sönmeyen bir umut var. Çünkü bu toplum, nice badireleri birlikte atlattı. Sadece tarih kitaplarında değil; geçen yıl yaşanan sel felaketlerinde, depremde, Filistin’de yaşanan zulme gösterilen vicdani tepkilerde, Trabzon’un bir köyünde ihtiyaç sahiplerine organize edilen yardımlarda hâlâ o birlikte iyileşme gücünü........
