KAR ÜSTÜNDE YAZILAN DESTAN: SARIKAMIŞ

Bazı topraklar sadece coğrafya değil, bir milletin karakterinin mühürlendiği yerlerdir. Kars’ın soğuk rüzgarlarıyla dövülen o kadim tabyalar ve Allahuekber Dağları’nın beyaz örtüsü, Türk milletinin "Vatan" ve "İman" kelimelerini nasıl yan yana getirdiğinin en hüzünlü ve en vakur şahididir.

Geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğim Kafkasya Cephesi Harp Tarihi Müzesi (Kanlı Tabya), bu gerçeği sadece bir tarih bilgisi olarak değil, ruhu titreten bir hakikat olarak kalbime nakşetti.

Müzenin koridorlarında yürürken, şehadetinden hemen önce yazılmış ancak adresine hiç ulaşamamış mektuplar karşılar sizi. O satırlarda korku değil; anneye duyulan özlem, yavukluya beslenen sadakat ve evlada bırakılan şerefli bir isim vardır. Narkozsuz ameliyatların can cana, dişe diş mücadelesi balmumu heykellerde canlanırken; insanın genzi yanar, boğazı düğümlenir. İşte orada anlarsınız ki; o askerleri ayakta tutan şey sadece askeri disiplin değil, sarsılmaz bir imandır.

Ermeni çetelerin ihanetiyle basılan ve tek bir neferin dahi sağ kurtulamadığı o tabyaya "Kanlı Tabya"........

© Karadeniz'de sonnokta