ELEŞTİRİ GELİŞTİRİR, MUHALEFET ÇÜRÜTÜR

Bugün toplum olarak içinden geçtiğimiz manevi ve zihinsel kaos, bizi en temel insani ve toplumsal reflekslerimizi sorgulamaya itiyor. Bir tarafın göklere çıkardığını, diğer tarafın yerin dibine batırdığı; birinin "beyaz" dediğine, diğerinin sırf karşı durmak adına "siyah" ilan ettiği akılalmaz bir kutuplaşmanın pençesindeyiz. Müşterek hareket etmemiz gereken hayati konularda bile paramparça olmuş, adeta birbirine karşı kin kılıcı kuşanmış bir kitleye dönüşüyoruz.

Bu gidişatın merkezinde ise çok temel bir kavram kargaşası yatıyor; “Eleştiri ile Muhalefeti ” birbirine karıştırmak.

Oysa bu iki kavram, toplumsal ilerlemenin iki farklı motoru olması gerekirken, bugün birbirini yok eden iki yıkıcı silaha dönüşmüş durumda.

Eleştiri yapıcıdır, karalama ya da muhalefet körlemesine olduğunda yıkıcıdır

Eleştiri ile muhalefet arasındaki en temel fark, niyet ve yöntemdedir.

Toplumsal hafızamızı tazelemek ve bu iki kavramı yerli yerine oturtmak gerekirse:

Eleştiri, bir işin, fikrin ya da eylemin doğrusunu eğrisinden ayırma sanatıdır. Amacı bağcıyı dövmek değil, üzümün daha kaliteli yetişmesini sağlamaktır. Eleştiri, yapılan işe ayna tutar; eksiyi gösterirken artıyı da teslim eder.

Muhalefet ya........

© Karadeniz'de sonnokta