BU GİDİŞLE BU GÜNLERİ ÇOK ARARIZ!

Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç olmadığı kadar tehlikeli ve kontrolsüz bir kaosa doğru sürüklenmektedir. Bir tarafta dünyanın bütün yeraltı zenginliklerine göz diken ve bunları elde etmek için uluslararası kural ve kabulleri açıkça hiçe sayan Amerika; diğer tarafta "*bize dokunmayan yılan bin yaşasın"* mantığıyla cılız tepkiler veren Rusya ve Çin... Bu iki devasa blok arasında ise hayatta kalma mücadelesi veren diğer devletler. Einstein’ın " *3.sünü bilmem ama; 4. Dünya Savaşı sopalarla olacak"* uyarısı, artık uzak bir gelecek değil, hızla yaklaştığımız bir sondur.

Venezuela Operasyonu uluslararası hukukun iflas ettiğinin açık bir kanıtı ve

bu kirli gidişatın en somut göstergesidir. Egemen bir devletin liderinin "*narko-terörizm*" bahanesiyle, tıpkı sömürge dönemlerinde olduğu gibi kendi ülkesinden zorla alınıp kaçırılması, modern dünyanın "*orman kanunlarına*" geri döndüğünün ilanıdır.

Operasyonun ardından hemen Amerikan petrol devlerinin bölgeye davet edilmesi, maskelerin düştüğünü göstermiştir. Amaç demokrasi değil, dünyanın en büyük petrol rezervlerine "*kabadayılıkla*" çökmektir.

Washington, sadece Venezuela’yı değil, bu işgale itiraz eden Brezilya, Kolombiya, Küba ve Meksika gibi ülkeleri de ekonomik yaptırım ve siyasi izolasyonla tehdit etmektedir. Bu, dünya devletlerine çekilen bir "*hizaya gelme"* ihtarıdır.

Doğu’nun stratejik sessizliği ve pasifliği

bu zulüm ve kibirli kabadayılık karşısında Rusya ve Çin’in takındığı tavır,........

© Karadeniz'de sonnokta