menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

19 MAYIS RUHU

17 0
19.05.2026

19 Mayıs, “Küllerinden doğan bir milletin” şahlanış destanıdır.

Tarih, sadece kazananları yazmaz; tarih, bitti denilen yerden, herseye rağmen yeniden nasıl başlandığını da kaydeder.

19 Mayıs 1919, bir milletin sadece düşmana değil, kendi makus talihine, cehalete ve teslimiyete karşı açtığı en büyük savaşın ilk günüdür. Bugün, o şanlı yürüyüşün değerini anlamak; arkadaki enkazı ve o enkazdan çıkarılan mucizeyi doğru okumaktan geçer.

Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a ayak bastığında, arkasında “güneş batmayan” bir imparatorluk değil, asırların yüküyle ezilmiş, nefesi kesilmiş bir enkaz vardı. Rakamlar ve gerçekler, tarihin gördüğü en ağır tablolardan birini ortaya koyuyordu.

Selçuklular yıkılırken Anadolu’daki Türk nüfusu seviyelerindeyken; bitmek bilmeyen savaşlar, yoksulluk, salgın hastalıklar ve iç isyanlar neticesinde bu oran koca Osmanlı yıkılırken E’lere kadar gerilemişti. Millet, cepheden, cephelere kırılıyor, Anadolu insansızlaşıyordu.

19. Yüzyılın son çeyreğinde kaybedilen 1 milyon 592 bin kilometrekarelik devasa toprak parçası, çöküşün habercisiydi. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda ise elde kalan son topraklar da emperyalistlerce pay ediliyordu. Maliye çoktan havlu atmış, **Duyun-ı Umumiye** sömürüsü bir karabasan gibi milletin ürettiği her kuruşa el koymuştu. Üretim........

© Karadeniz'de sonnokta