menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

VİCDAN ASKIDA

10 15
02.01.2026

Önce asgari ücret açıklandı. Şimdi sırada emekli maaşları var. Her açıklama, bir “müjde” diliyle sunuluyor ama mutfakta yankısı olmayan rakamlar bunlar. Çünkü bu maaşlar hayatı değil, ancak ay sonuna kadar sabretmeyi finanse ediyor. İnsanlar artık “ne alırım” diye değil, “neyi almaktan vazgeçerim” diye hesap yapıyor.

Bir yanda ömrünü çalışarak geçirmiş emekliler; ilaçla fatura arasında tercih yapmak zorunda bırakılan insanlar… Diğer yanda asgari ücretle, tam zamanlı çalışıp hâlâ yoksul sayılan milyonlar. Emek bu kadar değersizleşmişken, alın teri bu kadar ucuzken, toplumun gözü başka bir yere takılıyor: İşlevini büyük ölçüde yitirmiş, sahadaki karşılığı neredeyse sembolik hâle gelmiş muhtarlık makamına.

Bugün birçok muhtarın ne çözdüğü, hangi derdi omuzladığı belirsiz. Buna rağmen asgari ücret düzeyinde maaş, ücretsiz ruhsatlı silah taşıma hakkı ve hiçbir demokratik temsiliyeti olmamasına rağmen “sivil toplum temsilcisi” edasıyla protokollerde en ön sırada yer alma ayrıcalığı… İşte bu, insanın canını yakan adaletsizliktir. Sorun bir muhtarın maaşı değildir; sorun, emeğin hiçe sayıldığı bir düzende, sembollerin kutsanmasıdır.

Bu tablo, devleti ayakta tutanlarla vitrinde tutulanlar arasındaki uçurumu büyütüyor. Emekli pazarda filesini yarım doldururken, çalışan borçla nefes alırken, iş yapmadan ayrıcalık sahibi olmak vicdanla açıklanamaz. Adalet, sadece rakamları açıklamakla sağlanmaz; kimin neye ne kadar hak ettiğini sorgulamakla........

© Karadeniz'de sonnokta