menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KARAMAN'IN OYUNU, SANDIKTA ÇIKAR 'OY'UNU

8 0
14.08.2026

Ünal Karaman’ın hikâyesini yalnızca futbolculuk, teknik direktörlük ve milletvekilliği başlıkları altında okumak eksik kalır. Onun uzun yıllara yayılan kamusal serüveni, aynı zamanda futbol ile siyasetin birbirine şaşırtıcı ölçüde benzeyen iki alanını gösteren ilginç bir karakter portresidir. Her iki sahada da yetenek kadar istikrar, söylem kadar tutarlılık, aidiyet kadar hafıza önem taşır.

Karaman iyi futbolcuydu. Yeteneği, mücadele gücü ve sahadaki ağırlığı tartışılmazdı. Buna karşılık kariyerini kusursuz bir profesyonellik destanına dönüştürmek de geçmişe fazladan makyaj yapmak olur. Sakatlıklar, performans dalgalanmaları ve profesyonellik anlayışı etrafında yıllarca konuşulan tartışmalar futbol hafızasının bir köşesinde duruyor. Av merakı nedeniyle yaşadığı ve kamuoyuna yansıyan hukuki süreç konusunda da kesinleşmiş sonucu görmeden hüküm kurmak yerine soruyu açık bırakmak daha doğru olur. Çünkü eleştirinin kuvveti söylentiden değil, doğrulanabilir gerçeklerden gelir.

Teknik direktörlük kariyeri ise futbolculuk dönemindeki iniş çıkışların başka bir versiyonunu üretti. Çeşitli kulüplerde görev aldı, zaman zaman umut yarattı ancak uzun soluklu bir teknik adam mimarisi kuramadı. Trabzonspor ona bu noktada önemli bir imkân sundu. Şehir kendisini yeniden sahiplendi, tribün arkasında durdu, bordo mavili camianın tarihsel itibarı kariyerine yeniden güçlü bir vitrin açtı.

Ayrılık sürecinde yaşananlar ise başka bir hafıza bıraktı. Alacak tartışmaları ve kamuoyuna yansıyan sert ifadeler, futbolun duygusal aidiyeti ile profesyonel hesabın nerede ayrıldığını gösteren çarpıcı bir örneğe dönüştü. Elbette herkes emeğinin........

© Karadeniz'de sonnokta