TRABZON'A YAKIŞMIYOR

Trabzon'da hâlâ çocukların uluslararası standartlarda, tamamen İngilizce eğitim alabileceği bir okul bulunmuyor. Yıllardır konuşulan bu eksiklik ne yazık ki hâlâ giderilemedi. Oysa bu mesele yalnızca eğitim değil; Trabzon'un geleceği, vizyonu ve dünyaya açılan penceresiyle doğrudan ilgili. Bu sorundan en fazla etkilenen kurumların başında Trabzonspor geliyor. Şehre gelen yabancı futbolcular, yalnızca sahadaki şartlara değil, ailelerinin yaşayacağı hayata da bakıyor. En büyük öncelikleri ise çocuklarının kaliteli bir eğitim alabilmesi. Ancak Trabzon'da bu imkânı bulamayınca, şehre bakış açıları değişiyor. Kimi transfer teklifini daha baştan geri çeviriyor, kimi ise geldikten sonra ayrılma kararı alıyor. Bunun en somut örneklerinden biri Oleksandr Zubkov oldu. Ayrılık kararında çocuklarının eğitimi önemli bir etken olarak gösterildi. Yeni transfer Ruslan Malinovskyi'nin eşinin de aynı konuya dikkat çekmesi, sorunun kişisel değil, kronik bir şehir problemi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Trabzon için sürekli "büyüyor", "gelişiyor", "uluslararası bir şehir oluyor" diyoruz. Peki, o zaman neden uluslararası standartlarda eğitim veren bir okulumuz yok? Neden yıllardır dile getirilen bu ihtiyaç görmezden geliniyor? Bu tablo Trabzon'a yakışmıyor. Trabzon, Karadeniz'in en önemli şehirlerinden biri. Sadece sporuyla değil, eğitimiyle, kültürüyle ve yaşam kalitesiyle de örnek gösterilen bir kent olmalı. Bir şehrin cazibesi sadece stadyumlarıyla ya da yollarıyla ölçülmez; çocuklara sunduğu eğitim imkânlarıyla da ölçülür. Bugün atılacak bir adım, yarın hem Trabzonspor'un elini güçlendirecek hem de şehrin uluslararası marka değerine büyük katkı sağlayacaktır. Artık bu konu konuşulmaktan çıkmalı, çözüme kavuşmalıdır. Yetkililer vakit kaybetmeden harekete geçmeli ve Trabzon'a uluslararası standartlarda İngilizce eğitim veren bir okul kazandırmalıdır. Çünkü bu sadece birkaç yabancı futbolcunun değil, Trabzon'un geleceğinin meselesidir.

Trabzon Havalimanı'nın genişletilmesi kapsamında Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nin kamulaştırılmasıyla birlikte, Trabzonspor için yeni bir dönem de başlamış oldu. Gözler, Bordo-Mavili kulübün geleceğini şekillendirecek yeni tesislerin nerede kurulacağına çevrildi. Günlerce farklı bölgeler konuşuldu. Herkesin aklında farklı bir öneri, farklı bir beklenti vardı. Sonunda karar verildi; Trabzonspor'un yeni yuvası Akyazı olacak. Elbette bu kararın ardından akıllarda bazı soru işaretleri oluştu. Çünkü planlanan alan, Papara Park'ın ve yapımı bitme aşamasında olan hastanenin hemen yanı başında bulunuyor. Günün her saatinde yoğun insan ve araç trafiğinin yaşanacağı, şehrin hiç durmayan temposunun hissedildiği bir bölge... İster istemez insan şu soruyu soruyor. Böylesine hareketli bir noktada futbolcular, ihtiyaç duydukları huzuru ve konsantrasyonu bulabilecek mi? Dünyanın önde gelen kulüplerine baktığınızda ortak bir anlayış görürsünüz. Tesisler, şehrin gürültüsünden uzak, doğanın içinde, futbolcunun yalnızca işine odaklanabileceği alanlara kurulmuştur. Çünkü başarı sadece yetenekle değil, doğru çalışma ortamıyla da inşa edilir. İşte bizim de beklentimiz buydu. Trabzonspor gibi büyük bir camianın, geleceğini şekillendirecek tesislerinin daha sakin, daha izole ve daha huzurlu bir bölgede yükselmesini arzu ediyorduk. Bu nedenle Akyazı tercihi ilk duyulduğunda, doğrusu şaşkınlık yaşadık. Ancak Başkan Ertuğrul Doğan'ın açıklamaları dikkatle dinlenmeli. Doğan, dile getirilen endişelerin yersiz olduğunu ifade etti. Tesis alanının tamamen izole edileceğini, dışarıdaki........

© Karadeniz'de sonnokta