We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sinop Ayancık’ın anlattığı: Afet değil cinayet

3 4 1
19.08.2021

Geçtiğimiz günlerde yoğun yağışlarla başlayan ve birçok şehri vuran sel felaketinin yaşandığı Sinop’un Ayancık ilçesindeydik. 11 Ağustos Salı gecesi başlayan yağışlar Çarşamba sabahı sele dönüşmüş. Ayancıklılar için aslında “sel” basması normal, çünkü anlatılanlara göre her yıl olan bir durum. Tam olarak bu yüzden de herkes olağan bir sel gibi arabalarını uzaklaştırarak, dükkanlarının kepenklerini indirerek kendi önlemlerini almışlar. Selin boyutuna dair hiçbir uyarı yapılmamış. Bozkurt’ta bir röportajda söylendiği gibi: ”Bize kimse canınızı kurtarın demedi.”

Peki bu felaket neden yaşanmış? Bütün Sinoplular ve Ayancıklılar için cevap net: Tomruklar. Çay yatağına kurulan tomruk deposu zaten bir risk teşkil etmekteyken, 100 bin m3′lük depoya 300 bin m3 tomruk depolanması bu felaketin asıl sebebi olarak görülmekte. Tomruk deposu, Ayancık ilçe merkezinin üst kısmında yer alan Babaçay köyünde, yerleşim yerlerinin hemen altına yapılmış durumda. Nedeni ise Orman ve Çevre Müdürlüğü’nün ve yöre halkının lojistik maliyetini düşürmek istemesi. Yani para. Yani kâr… Neden 100 bin m3 yerine 300 bin m3 tomruk depolanmış peki? Yine para. Yine kâr…

Devletin ihmali sadece tomruk depolasıyla sınırlı değil. Bölge halkı Babaçay köyünde 32 yıl önce yine bir sel felaketi sonrası afetzedeler için yapılan 47 evi anlatıyor ve “çay yatağına afet evleri yapıldı” diyorlar. Bu evlerin hepsinin sel ve heyelanla beraber yıkıldığı söyleniyor.

Bir diğer ihmal ise sanayi bölgesinin yerle bir olmasına sebep olan köprü. Çay üzerine yapılan köprülerin suyun akışına izin verecek şekilde ve çok güçlü bir akış olduğunda yıkılabilecek şekilde kemer sayısıyla yapılması gerektiği söyleniyor. Babaçay’dan Ayancık Merkez’e doğru olan ilk köprü, kim bilir yine hangi........

© Kaldıraç


Get it on Google Play