We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cemal Süreya’nın poetik komünü

4 3 1
16.06.2022

Cemal Süreya’nın son yıllarını, onun komün yılları olarak adlandırmak gerekir.

Cemal Süreya genellikle son günleriyle hatırlanır. Birçok şairin saygıyla ve özlemle andığı, belki de masasında yer almak için fırsat kolladığı, gıpta edilen bir usta şair. Onun son yıllarının ayırıcı özelliği, kapısının her şaire, yazara açık olmasındadır. Ölümünden sonraki günlerde bazı şairler model edinmeye de çalıştı onun komün ruhunu ama pek başarılı olamadılar. Gözden kaçırdıkları, Cemal Süreya’nın komün günleri dediğim şeyin uzun, badireli bir tırmanıştan sonra varılan bir yayla olduğudur. Hem yazılarında hem hayatında görülen bir durumdur bu. Cemal Süreya’nın şairlik kariyeri polemikle, ayrışmayla başlar. Cemal Süreya’nın şairliği polemikle, yani bölme ve çıkarmayla açılır ama komün yaşamıyla, yani toplamayla, toplanmayla, çarpmayla kapanır.

***

İkinci Yeni şairleri, henüz ilk şiirlerini yayınladıkları günlerde, eleştiri ve poetik polemik yazıları vasıtasıyla, kendi şiirleriyle kendilerinden önce yazılmış ve yazılagelmekte olan şiir arasındaki farkı görünür kılmış, dahası bu farklılığı görünür kılmakla kalmamış, önceki şiirle bu şiir arasındaki mesafeyi aşılmaz bir uçuruma, geçilmez derin bir yarığa, aporia’ya dönüştürmüştür. İkinci Yeni şiiriyle daha öncesinde yazılmış veya yazılagelmekte olan şiir arasındaki uzlaşmaz ayrım daha ilk günlerde, bir yıl içinde olup biter. O bir yıl 1956 yılıdır. Henüz yeni yayınlanmakta olan şiirler kitaplaştırılıp bir toplam olarak okur önüne çıkmış değildir. Sözünü ettiğim poetik ve polemik yazıları iki kişiye aittir: Muzaffer İlhan Erdost ve Cemal Süreya.

Erdost’un yazılarıyla Süreya’nın yazıları arasında temel bir fark söz konusudur. Erdost’un yazılarını eleştiri ve kuramsal bakış tanımlarken, Süreya’nın yazılarını şairliği ve poetika teorisi tanımlamaktadır. Süreya’nın söz konusu bu yazıları onu İkinci Yeni’nin kuramcısı haline getirmeden önce, İkinci Yeni’nin öncüsü, polemikçisi haline getirmektedir.

Cemal Süreya’nın o yıllardaki yazılarını konuları bakımından ikiye ayırmak mümkün: İlki kendinden önce yazılagelen şiire yönelik olarak kaleme aldığı polemik yazıları, ikincisi ise kendi şiirinin poetik dünya görüşünü dile getirdiği yazıları. Bu ikinci bağlama “Folklor Şiire Düşman”, “Şiir Anayasaya Aykırıdır” başlıklı yazıları örnek verilebilir. Bunlar da çok tartışılmış yazılardır ama üzerinde durmak istediğim bu yazılar değil, ilk sırada yer alan polemik yazıları.

Özellikle Oktay Rifat’ın Perçemli Sokak kitabına yönelik olarak düzenlenen soruşturma İkinci Yeni şiiriyle İkinci Yeni’den önceki şiirin arasında devasa bir yarık, uzlaşmaz bir karşıtlık, bir araya gelmeyi önleyen bir gerilim yaratır. Perçemli Sokak’ın İkinci Yeni’yle biçimsel benzerliğinden bile söz etmek mümkünsüz kılınmıştır. Tam bir devrimci kopuş söz konusudur. Bir başka örnek vermek gerekirse, Cemal Süreya’nın Pazar Postası’nın 8 Ocak 1956 tarihli sayısında yayınlanan “Oktay Rifat’ın Şiirinde Fırsat Rantı” başlıklı yazısını anmak gerekir. Yazının başlığı bile depresyon yapıcı niteliktedir.

Cemal Süreya’nın kendi imzasıyla yazdığı İkinci Yeni yazıları

“Oktay Rifat’ın Şiirinde Fırsat Rantı”, Pazar Postası, 8 Ocak 1956

“Folklor Şiire Düşman”, A, Ekim 1956

“Dinamit”, A, Mart 1957

“Şapkam Dolu Çiçekle”, Vatan, 31 Temmuz 1957

“Etkiler Ağı”, Vatan, 16 Ağustos 1957

“Kapalı Kedi”, Pazar Postası, 1 Eylül 1957

“Üzgünüm Leyla”, Vatan, 18 Eylül 1957

“Öz Konuyu Aşar Parantezi”, Pazar Postası, 20 Ekim 1957

“Sirk”, Pazar Postası, 8 Aralık 1957

“Şiir Adamı Rahatsız Etmeli”, Pazar Postası, 9 Ocak 1958

“Camgözde Tikler”, Vatan, 18 Aralık 1958

“Külebi Dahil”, Vatan, 20 Ekim 1959

Cemal Süreya’nın, Osman Mazlum’un imzasıyla yazdığı yazılar

“Ömer Haybe”, Pazar Postası, 1 Eylül 1957

“Toplumculaştırmadıklarımızdan”, Pazar Postası, 1 Ekim 1957

“Artıra Artıra”, Pazar Postası, 27 Ekim 1957

“Ömer Haybe”, Pazar Postası, 8 Aralık 1957

“Duru Gök”, Pazar Postası, 16 Şubat 1958

“Yeditepe Armağanı Dolaylarında”, Pazar Postası, 9 Mart 1958

“Şairin kendini tanıması”, Pazar Postası, 6 Nisan 1958

“Şiirin sefaleti”, Pazar Postası, 27 Nisan 1958

“Şiir Evreni Değiştirir”, Papirüs, Ağustos 1960 (Oktay Rifat Hakkında)

Cemal Süreya’nın bu yazıları pek bilinmez, üzerinde durulup tartışılmamıştır. Bunun........

© K24


Get it on Google Play