We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Doğan Cüceloğlu’nun ardından: damdan düşen psikolog

8 1 0
17.02.2021

Bir insanın önce yazdıklarıyla tanışmak, onun kelimelerini iç dünyanızda mayalamak, hatta o kişinin haberi olmasa bile onun yazdıklarının etkisiyle hayatınıza yön verecek bazı kararlarda bulunmak… Bazı kişilerin böyle işlevleri vardır hayatımızda, çok kıymetli karşılaşmalardır onlar. Ve onunla bir kere karşılaşmayagörün, o artık sizin iç dünyanızda varlığını sürdüren bir iç ses haline geliverir. Doğan Cüceloğlu benim için o seslerden biridir. Onun yaşamın anlamını, insan doğasını kısaca psikoloji bilimini fildişi kuleden çıkarıp, entelektüalize etmeden, sıkıcı terimlere indirgemeden sadeleştirerek insanlara ulaştırma çabasını hep büyük bir hayranlıkla takip ettim. Sadelik, mütevazılık ve sahicilik – üçü de tüm bilgilerden daha kıymetliydi benim için. Doğan Cüceloğlu’nun yazdıklarında da hep bunların izini gördüm.

Meslek seçimimi yapmadan önce onun kitaplarıyla çoktan tanışmıştım. Önce Savaşçı kitabı sonra İçimizdeki Çocuk, sonra diğerleri… Öğrenci olduğum yıllarda okuduğum İstanbul Üniversitesi’nde bir seminer vermişti. Orada kendisiyle tanışma fırsatı bulmuştum. İlk dikkatimi çeken içten ve rahat tavırlarıydı. Anadolu insanını çok iyi bilen ve bunu psikolojiyle çok iyi harmanlayan tespitleri vardı. Mesleğe başlamamın üzerinden bir süre geçmişti ki hocanın Canan Dila’yla yaptığı nehir söyleşi kitabı yayımlandı: Damdan Düşen Psikolog. Burada bir parantez açacağım (bu yazıyı okuyan meslektaşlarım beni çok iyi anlayacaklardır), psikoloji eğitimi almak demek önce kendinizi deşmek demek, orada birçok şeyle yüzleşmek demek. Var olan yaralarınızı kanırtmak demek. Öğrendiğiniz tüm psikopatolojileri önce kendinize yontmak demek. Yapılan bazı mesleki........

© K24


Get it on Google Play