We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Karanlıktan bir kesit

5 1 0
23.09.2021

Dünya doğumundan itibaren göğün karanlığını balçık gibi kuşandı ve yıldızların ışığını kırpa kırpa günlerin daha da kararmasına meyil verdi. Dünya düşünceliliğimizle alay edercesine gülerken biz yalnızca daha uzun tüketim kuyruklarıyla daha öfkeli tartışmalar doğurabildik.

İnsan denen varlık sahneye ilk çıktığında doğasına özgü mücadeleleri vardı. Gölgelere gizlenmiş canavarların haykırışları arasında bilinmezliğe saplanmış düşünce kırıntılarından medet umuyordu. Delici yıldırımlarda yüklü elektriğe öyle yabancı, öyle yabancıydı ki, yüksek voltajlı geleceğini kâhinlerin en gizemli öngörüleri bile açık edemezdi. Elementlerin hüküm sürdüğü o geniş referanssızlıkta gezegene atılmışlığın hakiki öznesiyken tüm bunların bir gün kendi kanından düşünürler tarafından kavramlara döküleceğini kestiremezdi.

Bu sisli başlangıcın direkt algıları devirlerle perdelendi. Düşlemlerin fokurtusundan kelimeler tomurcuklandı. Dil denen icat özgün kurgulara yön verdi. Düşünmek bir iptila gibi sürüngen beyinleri sardı. Görüş açısı arttıkça anlamlandırmalar da, adlandırmalar da çoğaldı. Bir gün her şeyin netleşeceği omega noktasına ulaşılacak umuduyla pekiştirmeler pekiştirmelere eklendi. Bilim, edebiyat, felsefe, siyaset derken halkalar çelikleşti. Eritilemeyecek kuntlukta düşünce zincirleri duyusallığı mahkûm etti.

Bu yolculukta zihin genleşti mi sündü mü? Bilme arzusundan bedenlenen Faust’lara dönüştükçe bizler türümüz gönendi mi sefilleşti mi? Bu dikenli soruların cevaplarını belirlemek mümkün mü? Mümkün olduğunu düşünenler kavşağın kollarına doğru ilerledikçe ayrıldılar ortaklığın hüküm sürdüğü topraklardan. Küllendi sohbetler, dağıtıldı şölen masaları, heder edildi nimetler, türün hınçlarında sindirildi bereket. Çatladı ayna ve yansımalar derinleşen çarpıklıklara gebe kaldı.

Bitmemecesine titreyen nefeslerin ısıtamadığı bir buzul çağına düşüverdi bilen kim varsa. Gaflete sürüklenip biriktirme putuna rükû ederek krallıklarını inşa etmeye gömüldü kurtarıcılar. Âlimler tilmizlerine dahi görünmezleşti. Diyalog mu? Sisleşti sesler. Paylaşım mı? Ancak yankıların aralayabildiği Narcissus yalnızlıklarında imkânsızlıktan ibaret kaldı. İnsanlık? Çatışmaların kaynayan kazanından taşan dağdağalarla ideolojiye dönüşen kavramlaştırmalar tüm düzenleri kaosa sürükledi. Medeniyet mi? Fısıltılarda gizlenen bir kelimeye indirgendi.

Konuşa konuşa sessizlik çağrıldı. Karanlık enerjiler toplantı salonlarından fabrikalara, şehir kulüplerinden kulelere, kütüphanelerden laboratuvarlara sıçradı. İlkellik silkelenmeye çalışıldığı ölçüde vahşet arttı ve barış arandıkça savaş fetişleşti. İstatistikler sönümlendiremedi sefalet duygusunu. Bilgi tüketemedi önyargıyı. Sinsi sinsi kreşendolaşan umutsuzluk hırıltıları bolluk illüzyonunda sismik dalgalarla salınıyordu. Yükselişten çöküşe akan meddücezirde birey kayboldu çünkü kitle, kuvvetine âşık oldu. Şiddet genellemelerle tasmalanan akla rehber edildi. Nefret gözden düşmüşlüğün sözcüsü seçildi. Yalanın gölgesinde toplandı kalabalık ve kardeş kardeşe yüz........

© K24


Get it on Google Play