We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Murat Morova’nın evrene bakışı: Cosmic Latte

5 3 0
28.02.2019

Latte sevmem, sütlü kahve rengini sevmem, ama Murat Morova’nın İstanbul’da Galeri Nev’deki yeni sergisinde, parşömen gibi, papirüs gibi, el yazmaları gibi eski kâğıtlara benzettiği tuval yüzeylerindeki karışım hoşuma gitti.

Kozmik latte. Bilim insanlarına göre evrenin şu anki rengi buymuş. Bir de iyi haber var: Giderek daha kızaracakmış evren, diyor Murat, milyonlarca yıl sonra da mor rengine dönüşecekmiş. Bir ısı yahut enerji artışı mıdır bu, bilemem. Evreni ne zaman düşünsem, başım biraz dönüyor, itiraf etmeliyim.

Evrende ne işimiz var? Buraya nasıl ve neden geldik, nereye gidiyoruz? Bu sorularla döner hep başım. Sadece milyonlarca yıl önceki hâlini görebildiğimiz söylenen yıldızlar, bizimkine benzeyen veya benzemeyen gezegenler, bizim galaksi, öbür galaksiler, dünya dediğimiz şu gezegenin tarihi, tehlikede dedikleri iklimi ve geleceği, delinmekte olan o incecik atmosfer tabakası, atalarımız, onların da ataları ve sonuçta bizlerin hayatı, hepsinin ne anlamı var?

“İnsan-ı kâmil” olmak, mükemmel insana dönüşmek için mi bütün bunlar? Murat öyle diyecek, biliyorum. Tasavvufa göre de evet, belki öyle, ama biraz çevreye bakınca, ufukta göz gezdirince, savaşları ve yıkımları, haksızlıkları görünce, hangi mükemmellikten, hangi kemâle ermekten, hangi olgunlaşmaktan söz ediyoruz ki, diyesi gelmiyor mu insanın?

Murat Morova’nın evren notları da burada giriyor devreye: Çağdaş sanatçı bir modern derviş tavrı alınca, güncel bir abdal bakışı benimseyince, iyimser demeyeyim ama, daha dingin bakabiliyor bu anlam sorgulamalarına.

Murat Morova’nın sanat dili olarak İslam kaligrafisini, eski hat sanatını, her zaman okunabilir bir metin olarak değil de, çalışmaya hazırlanan hattatın sürekli alıştırma yaptığı, “meşk” denilen o harf ve form tekrarları gibi kullanışını, öteden beri çok sevmişimdir.

Az önce sorduğum kötümser soruları, o meşkin, o arabeskin, o dolambaçlı çizgilerin ve kıvrımların tesellisine yatırmak hoşuma gider. Onun bize önerdiği uzun dönemli bakışa, bize hatırlattığı o maneviyatın derin bakışına, onun hepimizden daha çok öfkesi ve başkaldırısı olsa bile sonuçta bütün hiyerarşileri yıkan eşitleyici bakışına inanasım gelir. Formların güzelliğidir bendeki bu inanç kıvılcımını yaratan. Murat Morova’nın sanatında da, başka ne olursa olsun, formlar hep güzeldir.

İş güzellikle bitmiyor, biliyorum, ama benim yüreğim bir tek güzellikle dans ediyor, gönlüm öyle harekete geçiyor, elimde değil. Dans bazen baş döndürür, ama işte, çok da güzeldir.

Evrenin de bir dansı var sonuçta, Mevlevi semasının ve Alevi semahlarının da kurgulamaya çalıştığı bir raks hâli var uzayda, gezegenlerin bir dönüşü var, zamanın bir döngüsü var, hattat meşkinde harflerin ve formların kıvrımları ve dönüşleri de onu hatırlatır insana.

Murat’ın nicedir sanatında işlediği bir formlar dizgesidir bu, kendine mal etmiştir, kendi yüzünü ve bedenini de meşk eder bazen, otoportresini çizer, eski hikâyelere dalar, büyük anlatıların hem aktörü hem anlatıcısı olarak çıkar karşımıza, bazen geçmişe gider, bazen........

© K24