We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Görünmez Kentler’i görünür hale getirmek

4 1 0
16.06.2022

“Yolcu sahip olduğu tenhayı tanır…”
Italo Calvino

Venedikli gezgin Marco Polo ve Tatar İmparator Kubilay Han’ın düşle gerçek arasında uzanan hikâyesinde kentlerinin kalbinden doğan bir rüya vardır. Italo Calvino her birini farklı kadın adlarıyla isimlendirdiği kentlere bizi davet ederek bu rüyayı anlatır. İnsanların rüyalarla olan ilişkisini kentlerle kurduklarına benzeten yazar, Görünmez Kentler’in başlangıcını şöyle bitirir:

“Kubilay Han yalnızca Marco Polo’nun anlattıklarında, yıkılmaya mahkûm surların ve kulelerin içinden, akkarıncaların bile kemiremeyeceği kadar ince bir resmin telkâri çizgilerini seçebiliyordu.” [1]

Bu incelikli resim, Calvino’nun bütün düşüncelerini, yaşanmışlıklarını, sanılarını bir tek simge üzerine yoğunlaştırarak çoğul yollar yarattığını söylediği usta elden çıkan bir kolajdır. Zaman ve mekân duygularını özgürleştirerek tanımadığımız bir kentin tanıdık atmosferini keşfetmek için satırların arasında gezindiğimiz Görünmez Kentler bizi sürekli yer değiştirmeye zorlar. Bir kentten ayrılıp diğerine vardığımız birçok çıkış yolu buluruz kendimize. Bu sürekli devinim hali Calvino’nun rüya benzetmesinin elinden tutarak sanki gece boyunca süren farklı düşler gibi uykumuzun üzerine serilir ve hepimiz başka kentlerde uyanırız. Bazen:

“Akıllardan çıkmayan bu kent bir zırhtır, ya da herkesin anımsamak istediği şeyleri karelerine yerleştirebileceği bir çapraz bulmaca.” [2]

Yazar kentlerin sokaklarına aşina, kimi zaman ise yabancı seyyahlar olarak görür bizi. Calvino, Amerika Dersleri’nde “Görünmez Kentler’de her kavram ve her değerin iki yönlü olduğu çıkar ortaya: kesinliğin de”[3] diyerek bizi bu çift yönlü yapının içinde bir yaratıcı olarak konumlandırır ve okur olmanın ötesinde büyük bir rol verir. Hepimiz artık Görünmez Kentler’in yaratıcısıyızdır. Kent sokaklarında dolaşan ve taşıdığı anıları Calvino’nun akışkan zamanına yerleştiren her okur kentleri tekrar biçimlendiren bir döngünün parçası haline gelir ve kentin belleğini yaratarak onları görünür kılmak için içsel bir haz duyar.

Bu hazzı derinden hisseden Perulu mimar Karina Puente, Calvino’nun kentlere........

© K24


Get it on Google Play