We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kırmızı Defter

5 3 0
14.02.2019

Paul Auster hayatımı değiştirecek sanıyordum. 2000’lerin ortalarında olmalı, Datça’nın büklerinden birinde, hayatımın en güzel günlerini geçirirken, hayatımın kötü bir şaka olduğunu düşünüyor, bir çıkış yolu arıyordum. Mutluydum ve mutlu olduğumu bilmiyordum.

M. ile liseden en iyi arkadaşımız S.’ye yamanmış, aile boyu tatillerine yancılık yapıyorduk. Üçümüz de farklı şehirlerde üniversite okuyorduk, uzun uzun ve zamanlı zamansız telefon konuşmalarıyla birbirimizin geçmişinde kalmadığımıza inanmaya çabalıyor, giderek uzaklaştığımızı birbirimizden saklıyorduk. --Birbirimizden, bunu kaç kere sildim, kaç kere, kendimizden, yazdım.

O yaz, gün aşırı pek bir mânâ veremediğim kabak çiçeği dolması yer, O. ile Ş. Teyze’nin arabasında Ceza dinler, tavla ve tatilcilik oynar, ve her fırsatta M. ile el ele verip S.’nin tatilini burnundan getirirken, 2000’lerin ortalarında olmalı, daha Ece Temelkuran okuyor, Cem Yılmaz’a gülüyorduk, ilk kez geceyi tek başıma sahilde geçirdim ve bir rüya gördüm. Rüyayı hatırlamıyorum, o sabah da hatırlamıyordum, rüyadan yalnızca bir kırıntı kalmıştı elimde, ben bir cevher bulduğuma inanıyordum: Kırmızı Defter. Kırmızı Defter’i okuyacağım ve hayatım değişecek. –Bu cümleyi hâlâ geçmiş zamanda kuramıyorum.

Kırmızı Defter’i okumak zorundaydım. Ne yapıp edip Kırmızı Defter’i okumak zorundaydım.

Kırmızı Defter ne bilmiyordum, böyle bir kitap var mı, varsa kim yazmış, Türkçe mi, bildiğim bir dilde mi, okuyabilir miyim, hiç fikrim yoktu. Kimse, S. bile bilmiyordu. Kaldığımız pansiyonda üç beş kitap vardı ve aralarında, inanması güç ama,........

© K24