We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kâmuran Şipal öykülerinde bastırılmış biseksüellik

4 0 0
26.08.2021

Biseksüellik (bisexuality) bilindiği gibi bireyin hem karşıt cinse hem de kendi cinsine cinsel veya duygusal bir çekim hissetmesi, arzulamasıdır. Biseksüellikte, homoseksüellikte olduğu gibi kadın için farklı, erkek için farklı bir adlandırma yoktur. Biseksüel bir birey kendi cinsine karşı cinsten daha çok ilgi duyabilir veya bunun tam tersi bir durum da söz konusu olabilir. Genel bir yargı biseksüelliğin kadınlarda daha yaygın bir yönelim olduğu yönünde. Edebiyata tarihsel bir süreç içinde bakıldığında da benzer bir tablo ile karşılaşmak mümkün. Bu durumu Tanzimat öncesi ve Tanzimat sonrası olarak ele alacak olursak, Tanzimat öncesi yani divan şiirinde ağırlıklı olarak erkek eşcinselliğine rastlanır. Tanzimat sonrası yani modernist edebiyatta ise daha çok kadın biseksüelliği daha görünür bir haldedir. Ahmet Rasim’in Hamamcı Ülfet, Recaizâde Mahmut Ekrem’in Saime, Ahmet Mithat Efendi’nin Dürdane Hanım, Memduh Şevket Esendal’ın Miras romanlarında veya Şahabettin Süleyman’ın Çıkmaz Sokak oyununda evli oldukları halde kadın kadına sevişen, eşlerini daha çok kadınlarla aldatan kadınlar vardır. Bu kadınları direkt olarak lezbiyen olarak adlandırmak bir derece yanlış olur, çünkü bu kadınlar aynı zamanda evlidir. (Bu roman kahramanlarının lezbiyen mi yoksa biseksüel mi oldukları tartışmaya açıktır.)

Genellikle Franz Kafka, Alfred Adler, Hermann Hesse ve Wolfgang Borchert gibi usta isimlerden yaptığı çevirilerle tanınan Kâmuran Şipal çevirmenliğinin ışıltısı altında görünmeyen bir öykücü kimliğine de sahiptir. Beyhan, Elbiseciler Çarşısı, Büyük Yolculuk, Buhûrumeryem ve Köpek İstasyonu adlarını taşıyan beş öykü kitabı bulunmaktadır. Necip Tosun, Şipal’in öykü evrenini açıklarken “bunalım, aile, din, cinsellik, büyük yolculuklar tema ve metaforları etrafında oldukça yetkin ve nitelikli bir öykü evreni kurmuştur”[1] ifadesini kullanır. Öykülerdeki cinsellik genellikle din ekseninde verilmiştir. Dinî kaidelere sıkı sıkıya bağlı insanların hem cinselliğe bakışları hem de kendi cinsellikleriyle yüzleşmesi öykülerin çoğunda ana ekseni oluşturur. Bu kahramanların “bir yanda inançları ve kurallar, bir yanda cinsellik kokan düşleri”[2] aynı potada harmanlanarak verilmiştir. Kâmuran Şipal bu iki uç olguyu birleştirirken insani değerlerden faydalanmıştır. En nihayetinde dinine çok bağlı olan kimseler de insandır ve cinselliklerini doyuma ulaştırmaları gerekmektedir.

Gece Lambalarının Işığında, Kâmuran Şipal'in beş ayrı kitabındaki öyküleri bir araya getiriyor: Beyhan (1962), Elbiseciler Çarşısı (1964), Büyük Yolculuk (1969), Buhûrumeryem (1971) ve Köpek İstasyonu (1988)

Kâmuran Şipal’in öyküleri cinsellik çerçevesinde yeniden okunduğunda bu temanın Buhûrumeryem'de daha ağırlıklı olarak yer aldığı görülür. Kitapta yer alan öykülerde genelde heteroseksüel cinsel yönelim ağırlıktadır, ancak bunun yanında bastırılmış bir biseksüellik de dikkate değer biçimde yer almaktadır. Bu biseksüel yönelim daha çok rüyalarda, uyku ile uyanıklık arasındaki gündüz düşlerinde, dil sürçmelerinde ve sarhoşluk evrelerinde açığa çıkmaktadır.

Yazarın biseksüel öykü kahramanlarından en dikkat çekeni Buhûrumeryem’de yer alan “Nar Çiçeği” öyküsünde yer alır. Öykünün kahramanı narçiçeği renginde bir gömlek giyerek sokaklarda gezen ve tüm dikkatleri üzerinde toplayan bir erkektir. Onun bu davranışı narsistliğinden........

© K24


Get it on Google Play