We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kendine ait bir adam: Jean-Louis Trintignant

3 2 0
23.06.2022

Duygularımızı düşüncelerimiz mi sanıyoruz yoksa düşüncelerimizi mi duygularımız? Kararlarımızı bu yanlış ya da tartışmalı ‘sanmalar’ üzerinden veriyor, sonra da bunlardan doğan sonuçları aklımıza mı uyduruyoruz? Eric Rohmer’in Maud’la Geçen Gece filmi, Fransız sinemasının zaman-ötesi filmlerindendir; inançlı Katolik bir erkek kahramanı vardır ve bu adam bir ayin sırasında gördüğü sarışın kadının hayatının kadını olduğunu karar verir. Ama filme adını veren öbür kadına, esmer ve ateist Maud’a duyduğu çekim de barizdir. Bu çekim biz seyircileri çoktan ikna edecek kadar karşılıklıdır ama filmin kahramanı, hiçbir zaman bir kilisede evlenmeyeceğini söyleyen ‘Maud’la geçen gece’ boyunca ‘Maud’la bir gece geçirmemeyi’ başarır. Önce bir koltuğun üzerinde, sonra bir battaniyeye sarınmış olarak, sonra ne kadar denese de istediğine ulaşamayan Maud’un yanında, yatakta. ‘Erden’ kalarak.

Maud’la Geçen Gece’deki erkek rolünü oynayan Jean Louis Trintignant geçenlerde öldü. Film büyük ölçüde onun ve (filmdeki favori filozofu Pascal’in) başarısıdır. Trintignant böyle rollerin belki de tek adamıydı ve sinemada bu rolleri oynayacak başkası yoktu. Sinemada zaten böyle roller de fazla yoktu. Suskun, kendini ele vermeyen, verdiğinde de ruhunda gizlenen duygu çağlayanlarını vs. görme beklentimizi reddeden sahici ‘ıssız adam’ rolleri. Bir tek Fransız sinemasında, o da yönetmen Rohmer’in filmlerinde........

© K24


Get it on Google Play