We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir yaşlılar kentinden

6 2 0
21.07.2022

Doğma büyüme Türkiyeli, iki başlı bir ekip yönetimindeki Baden-Baden Kunsthalle kısa bir süre önce beni ahtapot kollarıyla sarıp sarmalayan bir ‘sanat kurumu’ haline geldi. Sebebi, sanıyorum kurum oluşlarının bej bir nezaketten çok saldırgan kararlılıklarından ve güttükleri çeşitlilikten nemalanması. Bir bakıma, Almanya’da doğup büyümüş başarılı Türklerin anavatanı merak edip Türkiye’ye gelmeleri ve burada orta karar işler ve uyduruk talk-show’larda ziyan olmaları durumunun tersi söz konusu burada. Türkiye’den gidip Almanya ve başka yerlerdeki pozisyonlarda bilenen Çağla İlk ve Misal Adnan Yıldız, yapabileceklerinin sınırını daima genişletme peşindeler.

Baden-Baden beklenmedik derecede renkli bir tarihi olan, zengin kaplıca şehri rehavetiyle David Lynch kasabası tedirginliğini birleştiren bir yer. İkilinin buradaki –görmediğim– ilk sergileri pat diye Ece Ayhan’dan yola çıkıyordu; Devlet ve Tabiat. Son sergileri ise bunu tersyüz ediyor: Tabiat ve Devlet. İlk sergi saldırgan bir tabiat zenginliği barındıran Baden-Baden’e ‘tabiat’ ve ‘devlet’ bağlamında bakıp şehri okumaya çalışıyor, 19. yüzyıl tabiat ressamı Andreas Achenbach’dan Cengiz Tekin’e uzanan sanatçı kadrosu, Kunsthalle binasını onu üç bir yandan saran tabiat ile uzun bir geçmişi olan kurumun kendi ‘devletlu’ kimliği çerçevesinde düşünüyordu.

İkinci sergi ise tabiatın devlet ve iktidarın çeşitli biçimleri tarafından manipüle edilişini, yatağının değiştirilişini konu ediniyor. Gene, gövdesi tabiat tarafından ele geçirildi geçirilecek, 20. yüzyıl başından kalma, neo-klasik eğilimleri Art Nouveau ile........

© K24


Get it on Google Play