We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İbn Kuzman ve zecel: Şarkılar, şarkılar… Ah o en güzel!

5 0 0
09.06.2022

“Bir daha çal Sam, eski zamanlar aşkına” diyordu Ingrid Bergman, Casablanca’da, “zaman geçerken…”. Şarkının sözleri ise “bir öpücük yalnızca bir öpücüktür, bir iç çekiş yalnızca bir iç çekiştir” diyordu. Olanaksızı, o âna geri dönmeyi istiyordu (bir daha çal, eski zamanlar aşkına), oysa ölümlüler de, aşkları da geçicilik yollarına devam ediyorlardı, an (öpücük, iç çekiş) çoktan ölümsüzleşmişti. Geri dönülemeyecekse zaten başka çare yoktur. Bergman şarkıya tutunmaktadır, şarkı ise kendisine. Casablanca ânı dondurup ölümsüzleştiriyor, bense şimdi tam tersine ölümsüzleşmiş bir dönemi an’laştırmak istiyorum.

Bu yazının başlığını seçerken öykündüğüm Michael Donhauser, En Güzel Şarkılar adlı kitabında şarkının koyutsal (aksiyomatik) olduğunu söyler:

“Bunda bir veda saklıdır, vedalaşmakta olan şiir; söyleyen, şarkı söyleyen, koyut ve şarkı olan, ve cümle olarak bir kabulle göreve gelen, ve şarkı olarak geçiciliğe uyumlanan, sanki cümle veya şarkı olarak tek başlarına kaçırdıkları, ancak aynı anda ikisi birden olunca mümkün olabilirmiş gibi. Halbuki biraz önce kendinden habersiz, başlangıcını yitirmiş bir yazıydı ve ama yoluna devam ediyordu, kesintili, çünkü şarkılar, o en güzeller, gerçekleşemez, o olanağı olamayan ve yerine geçemedikleri gerçeğe hep biraz daha yaklaşırlar.”[1]

En eski şiir başlangıcımızda kaside duruyor. Başlangıcını arayan bir başlangıçsızlıkla kurulur kaside. Bu yüzden de hep nostaljiktir. Her seferinde konak yerinde izlerini bulduğu bir önceki ve artık erişilemeyecek kervana duyduğu özlemle açılır ve sonra çölde yol alarak bir avuntu arar. Bu özlem ona başlangıçlılığını, ama daha da önemlisi sonluluğunu unutturur. Bir başı ve sonu olmamak ise ebediliktir. Bir ebedilik kuran bu yitim ve arayış, ölüm korkusunu alır ondan. Kaside, şiirlerin oluşturduğu ama teker teker şiirlerin dışında, herkesten bağımsız, verili bir değerler (mürüvvet) düzlemini onaylar ve birbirlerine eklemlenen bir şiir düzlemi kurar. Şiirler bu düzleme girerek yazılır, dolayısıyla ruhunu ve anlamını oradan alır ve öyle de alımlanır. Önüne gelen her şeyi birleştiren meditatif uyakların düzeniyle bir süreklilik kurar ve (herkesin aşina olduğu) ulvi simgeleriyle de bir ebedilik. Kaside bir mecmuadır, çok daha önemlisi bir mecradır, ama bir macera değildir.

Bireysel aşkın kasideden kopardığı gazel için, kasidenin bu ebediliğiyle bireysel aşkın biricikliğinin garip (hatta olanaksız) bir amalgamı diyebiliriz. Gazeller de tam anlamıyla bağımsız birer yapıt olmaz, çünkü kasidedeki gibi (aynı uyak düzeniyle) bir süreklilik içindedirler, ancak mecazlarla devam ederler. Onları asıl birbirlerine yapıştıran, aniden gelen baş döndürücü, yoğun ve şaşırtıcı aşk duygusudur ve bu her seferinde yeniden olur. Nasıl kasidenin kopuk beyitleri birbirlerine tutunuyorlarsa, gazeller de öyle tutunurlar birbirlerine. Ayrık öğelerden oluşan bir süreklilik… Kasidedeki gibi içinden geldikleri ortak değerlerin onları birleştiriyor olmasından farklı olarak içine girdikleri aşkın biricikliğinin benzerliği ve gücüyle, yani aslında benzemezlerin benzerliğiyle yapışırlar birbirlerine.

Çok sonraları, soneyle birlikte yerleşecek yeni bir şiir, ebedilik yerine yapıtsal kalıcılığı keşfedecektir. Endülüs şiiri ise bu iki dünyanın arasında, toz toprak bir ortamda geçiciliğin, kırılgan dünyeviliğin şiiridir. Bir geçiş evresidir bu iki ölümsüzlük vaadi arasında ve bu yüzden de ölümlülük ve geçiciliği yaşamak zorundadır. Her yerde hep aynı olanın yerine, burada ve şimdi olan, hiçbir yerde hiçbir zaman aynı olmayan gelir. Ne sardunya veya orkide gibi yıl boyu çiçek açar ne de gül gibi zihnimizde ebedi varlığını kurar. Gelincik gibidirler daha çok, kırılgandırlar.

Mürüvvet’in temsilinden (kaside) öznenin bireysel aşkını dillendirme çabasına gelen ve aşkını ebedileştiren (gazel) şiir, şimdi geçicilik pahasına şarkılaşmaya başlar. Artık simgeler işlevini yitirir. Şiir kasidenin yürüyüşünü bırakmış, meydanda raks etmektedir. Ne zaman vardır ne........

© K24


Get it on Google Play