We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Al Tutili ve müveşşah: Transkültürel bir şiir nasıl olurdu?

3 1 0
21.04.2022

Bir Endülüs-Arap şiir formu olan müveşşah, Batı ile Doğunun, Latin ve Arap kültürlerinin teması sonucu doğmuştur. Arap şiirinin, içine geldiği coğrafyanın kültürleriyle girdiği etkileşimin bir ürünüdür. Bu yanıyla müveşşah kaside ve gazelden yapısal ve dilsel olarak ayrılır. Muhtemelen köken olarak musammat’tan gelir, ancak İberya Yarımadası’nda popüler olan villancico (dans) şarkılarıyla kurduğu temasla farklılaşır. Farklı uzunluktaki kıtalarla ve değişen uyaklarla yazılır. Şiiri baştan sona birleştiren bir kemer uyak da vardır (ki buna markaz da denir), kıtadan kıtaya değişen uyaklar da. Hem yola çıkılan ‘merkez’ sabit kalmış hem de varılan yere de uyum sağlanmıştır sanki. Bu sabit ve değişken uyaklı yapıda uyaklanan bölümlerin kıta düzeni şiirden şiire farklılaşabilir. En çok rastlanılan türü (aa) bbbaa cccaa dddaa eeeaa fffAA biçimindedir. Ancak aşağıdaki Al-Tutili’ye ait şiirde aaa bbbbaaa ccccaaa ddddaaa bbbbaaa eeeeAAA biçimindedir. Müveşşah’a daha canlı ve ritmik bir hava vermek için mısralar da biraz daha kısa tutulmuştur.

Gözyaşları akar ve göğüsler yanar,

sular ve alazlar!

Bunlar ki ancak büyük bir şeyde kaynar.

Ve amansızdır yargıcın söylediği,

hayat kısaymış, aşk acısı ebedi.

İç çekişler çeker susuzluk çekeni.

Ey gözyaşları, akar gider sel gibi.

Uyku hayal oldu, vuslat uzak diyar

Ne bir yer ne karar

Konacak liman yok, uçmak neye yarar.

Ey o haccettiği Kâbesi kalplerin,

aşk çağırıp da özlem verince aksin,

dönünce feryadı inleyenin hazin;

Burdayım! Dinlemem sözünü hasedin!

Bırak gideyim ona umreye dindar

tereddütsüz ikrar,

kalbim hediye, gözyaşlarımsa taşlar.

Hoş gelmiş, terk etse de beni ölüme,

yumuşak bir bel, cilveli kirpiklerle.

Ey sertlik, ki kalp sanar uysallık diye,

sen öğrettin, kötüdür düşünceler de.

Gitti o güzel geceler azar azar,

gözlerim bir pınar,

göz kapaklarım birer kılıç hunhar.

Boyun eğdiğim kişi zalimin biri;

İma etsem de açık etmem ismini;

Ne diye çekerim, yetmez mi ettiği!

Ben birleşmek isterim, o hep firari.

Bırakmadı bana aşkımdan hiçbir kâr,

ürkek ama gaddar.

Gelmedi sevinç bir daha, kaldım naçar.

Mahkumum ve muhtaç, dayanamam ona,

bir bey ki suçlamakta, hep can yakmakta

acıya boğdu beni ve etti hasta,

şarkılar söyledi aşka, ve alayla:

Meu I-habib enfermo de meu amar.

Que no ha d'estar?

Non ves a mibe que s'ha de no llegar?

çev. Erhan Altan, Karim Borusalem, Ruben Schenzle

Endülüs’te 10. yüzyılda geliştirilen bu şiirin biçim alışında çalgı aletleri eşliğinde söylenen halk şarkılarına güfte olarak yazılmış olmasının payı vardır. Müveşşah’ın en çarpıcı özelliği ise çokdilli oluşudur. Müveşşah’ın dili klasik Arapça (veya İbranice) iken, harce adı verilen kapanış dizeleri bir başka dilde, Romanca, Endülüs Arap diyalektiyle veya İbranice yazılabilir. İlk akla gelen, çokkültürlü bir toplumun şiir formundaki kültürlerarası manifestosu olduğudur. Ancak aynı formu kullanarak ve birbirlerinden öğeler, motifler alarak şiir yazmak bile yeterdi buna. Oysa burada fazlası var. Başka yerlerde hiç görülmeyen bir olguya, bir şiirin içinde başka bir dilden dizelerin yer alışına rastlıyoruz burada. Alımlayıcının çokdilliliği ve karşılıklı etkileşime açıklığı ile olanaklıdır bu ve belli ki durum da budur, böyle yaşanmaktadır ve herkesçe onaylanmaktadır. Temas ve etkileşim değerli bulunmakla kalınmayıp kutlanmaktadır adeta.

Ebü’l-Abbas el-A’mâ et-Tutîlî (isterseniz uzun ve Arapça yazılışıyla: أحمد بن عبد الله بن هريرة القيسي الأعمى التطيلي) veya kısaca Tudela’lı kör (A’mâ) şair olarak bilinen Al-Tutili, Sevilla’da yaşar ve 1126’da genç yaşta Murcia’da ölür. Endülüs’te Murâbıtlar döneminde kıta formundaki aşk şiirleriyle meşhurdur ve en tanınmış güfte yazarıdır. Şimdi yavaş yavaş şiire girelim:

Gözyaşları akar ve göğüsler yanar,

sular ve alazlar!

Bunlar ki ancak büyük bir şeyde........

© K24


Get it on Google Play