We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Anatomi Dersi: "Parçalanmış bir dünyada beden nasıl yekpare kalabilir?"

4 4 0
12.05.2022

Edebiyatla olan bağınızın anatomik yapısını nasıl tarif edersiniz?

Edebiyatla bağımın, bu bağ kelimesinin durumu izah ettiğini kabul edersek, yazarlıkla birlikte farklı bir hal aldığını söyleyebilirim. İyi bir kütüphaneye ulaşma şansım oldu büyürken, okumak için teşvik edildim. İyi bir okur oldum. Bu dünyayla ilişki kurma halimi etkiledi, seçimlerimde etkili oldu. Ne mutlu ki, insan olarak kendimi gerçekleştirme şansına sahip olduğum bir dönemde genç oldum ve edebiyat bizim damarlarımızda aktı, edebiyatın bize açtığı yollardan, bize kattıklarından uzakta değildik. Yani bizim kuşağın okuduğu kitaplar zihinlerimizde kalmadı, hayata karıştı. Yazar olarak ise dille didişiyorum, dil yetmiyor ancak dilden başka bir araca sahip olmadığımı da biliyorum. Görünmeyeni, anlatılamayanı tanıyıp hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağımı bilerek dile sığdırmaya çalışıyorum. Bu çatışmalı, bayağı zorlu, aynı zamanda da haz veren bir uğraş. Bütün bunlar bağ kelimesinden daha fazlasına işaret ediyor. Ama neye? Hesaplı kitaplı işlerin, bir tür milimetrik ölçüm mekanizmasının, bunun yanı sıra rüyaların, bilinçdışının işe karıştığı bir hal. Mesela bu kitabı yazarken bir sabah “Emma ceviz ağacında” diye bir cümleyle uykudan uyandım. Ve oturup bir hikâye uydurdum.

Öykülerinizin birbirine el veren bir yapıya sahip olduğunu düşünürsek, sizin yeni bir kitabınız, yolculuğa bırakılan yerden devam etmek demek. Yeni öyküleriniz için harekete geçtiğinizde temelde nasıl bir yapı oluşturmak istediniz?

Öyküde yazdıklarım dışında bir meselem yoktu. Aslında yeni bir yapı oluşturmak da istemedim. Ortaya bir yapı çıkıyorsa bile bunun bilincinde değilim. Ben her zaman durduğum yerden, her zaman baktığım gibi baktım. Biraz da insanların mahrem denen hayatlarını anlatayım falan gibi bir niyetim yoktu. Zamanı geldi, bu öyküler çıktı.

Tematik olarak insanın korkuları, endişeleri, karanlık tarafları, aydınlığa düşen taraflarının belirleyiciliklerindeki kaos… Özellikle kitaba da ismini veren ilk öyküde düşünsel olarak bir “İnsan anatomisi atlası” var karşımızda diyebilir miyiz?

Soruları okudukça şunu kavrıyorum, kitabın ismini aldığı öykü, kapsayıcı bir çerçeve gibi algılanıyor. Bu ne denli doğru, bilmiyorum. Aklımda ilk olarak Rembrandt’a daha doğrudan bir gönderme vardı. Doktor Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi. Sonra vazgeçtim, tabloyla ilgili bazı bilgilerim vardı. Gerek teşrih edilen beden nedeniyle (bir gün önce idam edilen bir mahkûmun bedenidir) gerekse derse katılanlar (kentin ileri gelenleridir) biraz uygunsuz geldi. Sonuçta ortada evet, bir teşrih var. Öykünün kahramanı olan kadın kendi kendine yapıyor bunu ve hayal ettirdiği fiziksel acı da hissedilsin istedim. Yani ortada kesinlikle bıçak ve kan var.

“Anatomi Dersi”........

© K24


Get it on Google Play