We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Deniz, güneş ve Rodin

4 2 0
21.07.2022

Rodin’in Türkiye’deki macerası ilginçtir: Meşhur Düşünen Adam heykelinin replikası, düşünmenin tehlikelerine işaret etmek ister gibi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesine yerleştirilmiştir. Replikanın yapım hikâyesi de ilginçtir: Tedavi için hastanede bulunan Kemal Künmat adlı bir heykeltıraş 1951 yılında heykeli yapmaya başlar ama çeşitli nedenlerle bitirmeyi reddeder; Düşünen Adamın bir eli eksik kalır. Sonra, hastaneye yatan başka biri (Mehmet Pişdar) bu eksiği tamamlar ve ‘akıl sağılığının yerinde’ olduğuna hükmedilerek taburcu edilir. Rodin’in heykeli halen o bahçede havuza bakıyor, görece kasvetli bir atmosferde. Rodin bu heykeli muhtemelen Dante’yi temsilen yapmıştı, ilk adı da zaten Düşünen Adam değil, Le Poéte, yani ‘şair’di. Belki de Dante ve Michelangelo gibi İtalyanlara olan hayranlığı nedeniyle, Rodin’in heykellerinde denize yakın, Akdenizli bir şeyler vardır. Düşünen Adam’ı deniz ve güneşle birleştirirseniz, o düşünme hali kasvetli bir hal olmaktan çıkıp, yoğun ve yaratıcı bir baş dönmesi haline dönüşebilir.

Geçen hafta böyle bir birleşimi görme ve deneyimleme şansım oldu: Antalya Kültür Sanat’ta açılan “Tutkunun Heykeltıraşı Rodin: Erbil Arkın Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” adlı sergi vesilesiyle. Sergide geniş bir seçki yer alıyor ve Rodin’in sanat hayatının çeşitli adımlarını bir arada, Akdeniz’de görmek insana iyi geliyor: Akdeniz havası ve Rodin’in trajik duygusunun birleşmesi yoğun bir tecrübeye vesile oluyor. Modern heykelin başlatıcısı sayılan Rodin’de çok daha antik ve trajik bir yön de vardır, daha Akdenizli bir yön: Sergide hem bu trajik duyguyu hem modern-radikal Rodin’i aynı anda hissetmek mümkün.

***

Antalya’daki sergiden bahsetmeden önce Rodin’in modern sanat içindeki yerini hatırlayalım. Rodin öncesi romantik, idealize, kusursuz, kişisellikten uzak ve statik bir tavır görülürken, Rodin heykele gündelik olanı, kusurlu parçaları, şahsi psikolojiyi ve hareketi getirmişti. Ayrıca anıt heykel fikrinden uzaklaşıp, ‘an’ denen şeyi bütün kusurları, gerçekçiliği ve hareketiyle heykele dahil etmişti. Rodin’in bu daha parçalı ve dinamik heykel anlayışı onu daha ‘çağdaşımız’ kılıyor da diyebiliriz. Rodin’de önemli olan donmuş anıtlar ve geçmiş değil, şimdinin hareketleridir. Rodin’in yaptığı bir diğer şey de mitoloji ve alegorinin yerine, sosyoloji ve doğrudan temsili koymasıdır. Metafizik bir anlam arayışı değil, seküler bir ‘şimdi ve burada’ olma bilinci de Rodin’i ‘çağdaşımız’ yapan şeylerden bir diğeridir. Rodin’in Nietzsche, Balzac, Baudelaire, Freud, Nadar ve Isadora Duncan gibi ‘erken modernlerle’ bağlantısı olduğunu,........

© K24


Get it on Google Play